Domat.us , Domatesin yeni adı, Yeni tadı - Beta
AnaSayfa Flash Oyunlar SMS Fıkra Yemek Tarifleri MSN Araçları Canlı TV Yazılar Domates  
 
Kategoriler
 
 
 

 
 
 

AnaSayfa > Kişisel Gelişim Üzerine > Konusma ve Etkileme Sanatı
Kategori: Kişisel Gelişim Üzerine
Gönderen: fatos
Tarih: 2010-02-09
Puan: 8   Puan:8 | Katılımcı:1 | Katılımcı : 1
Okunma: 685
  
 
1 puan 2 puan 3 puan 4 puan 5 puan 6 puan 7 puan 8 puan 9 puan 10 puan

İş ortamında, bazen bir toplantı öncesinde, bazen koridorda veya
asansörde karşılaştığımız kişilerle yaptığımız küçük sohbetlerin degerini hiç düşündünüz mü?
Çok basit ve önemsiz görünen bu sohbetlerin ilişkilerimize,hatta bazen işimize veya kariyerimize etkisi büyük olabilir.

İş dışındaki konularla ilgili kısa sohbetler yürütebilmek, her türlü iş
ilişkisinde önemli bir beceridir. Özellikle büyük bir firmada
çalışıyorsanız, bu tür tesadüfi karşılaşmalar ve kısa sohbetler,
çevremizi genisletmek ve olumlu bir izlenim yaratmak için bazen elinizdeki tek şans olabilir.

Bu tür sohbetlerin farkını, genellikle süreleri ve konuları oluşturur.
Ayaküstü yapılan sohbetler, tarafsız ve görece önemsiz bir konuda
yapılan kısa konusma kesitleridir. Bu sohbetler genellikle koridor, mutfak, tuvalet,
asansör, servis, yemekhane gibi mekanlarda gerçekleşebildiği gibi,
kokteyl, toplantılar, iş yemekleri ve mülakatlar da kısa sohbetlerin
yürütüldüğü ortamlar olabilmektedir.

Bu tür mekanlarda kisilerin yanına giderek, gerekirse kendimizi tanıttıktan sonra, kısa bir sohbete başlayabiliriz. Örneğin bir kokteylde, tanıdığımız
bir kişinin yanında bütün akşamı geçirmekle kıyaslandığında, konfor
alanımızın dışına çıkmamızı gerektirecek zor bir karar olabilmekle
birlikte, profesyonel ve sosyal açıdan katkıları büyük olan bir beceri
geliştirdiğimizi kendimize hatırlatmamız, cesaretimizi toplayarak
tanımadığımız bir grup ile iletişim kurmamıza yardımcı olabilir.

Özellikle kalabalık ortamlarda “sohbet fobisi”, gereğinden fazla yemek
yememize, içki içmemize ve sigara içmemize neden olabildiği için,
‘sağlıksız’ bir durum olarak tanımlanabilir!
Kısa sohbetlerin en zor bölümü, genellikle, açılış cümleleridir.

“Parti çok güzel. Herkes çok eğleniyor.”

“Eğitim çok iyi geçiyor. Verilen örneklerin hepsi uygulamaya yönelik, gerçek örnekler.”

“Daha önce bu konuda bir konferansa katılmamıştım. Konu çok ilginç.”

“Buranın yemekleri bayağı güzelmiş.”

gibi cümleler, iletişim sürecini başlatmak için kullanılabilecek örnekledir.
Yanıt gerektirdikleri için, sohbeti açmak için soru sormak da uygun
bir teknik olabilir – tabii cevaplayan kişiyi zor durumda bırakabilecek
bir soru olmadığı sürece.

“Bugün bu trafikte nasıl gelebildiniz?”

“Hiç golf oynadınız mı?”

“Hangi bölümde çalışıyorsunuz?”

Ayaküstü yapılan sohbetlerde kişilerin karşılıklı olarak ilgisini
çekecek ortak bir sohbet konusu bulmak kolay olmayabilir. Bu süreci
kolaylaştırmak için uygulayabileceğimiz bazı hazırlık teknikleri
bulunuyor:
1. Günde en az bir gazete ve ayda birkaç dergi okuyun. Başka bir
şehir veya ülkede olduğunuz durumlarda yerel yayınlara da bir göz
atmayı unutmayın.

2. Çevrenizi gözlemleyin. Hava durumu, kültürel etkinlikler, inşaat
halindeki yeni yapılar, trafik – herşey bir sohbet konusu olabilir.

3. Sektörel dergileri ve web sitelerini takip edin. Bu yayınlar,
işinizle ilgili güncel bilgiler almanızı sağlayacaktır. Bu tür gazete
ve dergilerde yer alan yeni terfi ve transfer haberleri, yeni
tanıştığınız kişiler ile ortak tanıdıklar bulmanıza dahi yardımcı
olabilir.

4. İlginç hikayeler, istatistikler ve durumlardan oluşan yazılı bir veri tabanınız olsun.

Bunların dışında kısa sohbetlerde değinilebilecek konular kadar, değinilmemesi gereken konulara da dikkat etmek lazım:
DEĞİNİLEBİLECEK KONULAR DEĞİNİLMEMESİ GEREKEN KONULAR

- Hava durumu – Kendi sağlığımız

- Trafik – Karşımızdaki kişinin sağlığı

- Spor – Fiyatlar, gelir durumu

- Seyahat – Başımızdan geçen talihsiz olaylar

- Çevre – Soğuk espriler

- Bulunulan şehir – Açık hikayeler

- Ortak tecrübeler – Dedikodu

- Kitaplar – Din

- Sanat – Özel hayat ile ilgili kişisel detaylar
Satış veya halkla ilişkiler alanlarında çalışanlar gibi, işiniz
sürekli olarak bu tür sohbetlerde bulunmanızı gerektiriyorsa, örneğin,
günlük olarak tek bir konu seçip (farklı insanlarla konuştuğunuzdan
emin olduğunuz sürece!) aynı sohbet konusunu farklı ortamlarda tekrar
tekrar açabilirsiniz.

Tabii iş ortamında aynı insanların sürekli aynı konulardan
bahsediyor olması, çevresi için sıkıcı da olabilmektedir. Örneğin bazı
erkekler için “Nedir şu bizim takımın hali?” cümlesi, sohbet başlangıcı
olarak “Nasılsın?” anlamı dahi taşıyabilmektedir. Spor konusunda
sürekli kendini tekrar eden cümleler, bu konuya fazla ilgi duymayan
çalışanlara sıkıcı gelebilir. Ya da aynı şekilde bazen çocuk sahibi
çalışanlar, sürekli çocuklarından bahsederek kendilerini tekrar
edebilmektedir. Bu anlamda sohbetlerimizin çevremizdeki kişileri
ilgilendiren, başkalarının da dahil olabileceği konulara
odaklandığından emin olmak önemlidir. Tabii bu çocuğu olmayan bir
kişiye çocuklarımızdan bahsedemeyeceğiz ya da futboldan anlamayan bir
kişiye bir maç anımızı anlatamayacağız anlamına da gelmez. Dikkat
etmemiz gereken, sohbetin dozunu iyi ayarlayabilmek!
Sohbetler sırasında hepimizin başına gelmiştir… bir saniyelik bir
zaman boşluğunun bize bir saat gibi geldiği, uygun kelimeleri arayıp da
bir türlü bulamadığımız anlar. Bazen zor bir durum karşısında, bazen
heyecandan, bazense sırf bir övgü karşısında ne diyeceğimizi
bilemediğimizden ortaya çıkar bu bize bir ömür gibi gelen sessizlikler.
Genellikle de sorun, ne diyeceğimizi bilememekten çok, söylenecek en
doğru sözü bulmaya çalışmamızdır.

Tabii, bu tür durumlarda sükut, her zaman altın değildir. Özellikle
aniden duyduğumuz kötü bir haber karşısında söylediklerimiz, sihirli
bir değnek gibi karşımızdaki kişinin kendisini daha iyi hissetmesini
sağlamayacaktır. Elimizden gelen, sorunu ortadan kaldırmak değil,
anlayış ve desteğimizi dile getirmek ve karşımızdaki kişiyi
dinlemektir. Kısa sohbetlerde dinleme becerileri ve beden dili de uygun
bir biçimde kullanılmalıdır.

Sohbetler sırasında iletişimimizin açık, net ve anlaşılır olması temel
kurallardan biridir. Bu noktada argo kelimeler kullanmamak, teknik
terimlere yer vermemek, cümlelerimizin içinde yabancı dilde kelime veya
kısaltmalar kullanmamak bazı basit tedbirler olabilir.

Bu süreçte gülümsemek, iletişim merkezimizin açık olduğu bir duruş
şeklini benimsemek, dengeli bir göz teması kurmak, öne doğru hafifçe
eğilmek, sakin ve anlaşılır bir ses tonu kullanmak, beden dili
açısından olumlu ilgi göstergeleri olacaktır. Böyle bir sohbetin
sonunda, kendi kendimize aşağıdaki soruları sorabiliriz:

- Uygun zamanlarda gülümsedim mi?

- Gülümsemem doğal ve içten miydi?

- Duruşum açık mıydı?

- Kollarımı göğsümde kavuşturmamaya dikkat ettim mi?

- Geri çekilmek yerine, ilgimi belli edecek şekilde öne doğru eğilmeye dikkat ettim mi?

- Ses tonum istekli ve sakin miydi?

- Ortalama %80 oranında göz teması kurdum mu?

- İlgilendiğimi ve söylenenleri takip ettiğimi gösterecek şekilde ara ara başımı hafifçe aşağı-yukarı salladım mı?
Dikkat etmemiz gereken bir önemli kural da, aynı kişinin yanında
uzun süreli olarak kalmamaktır. İdeal ayaküstü sohbet süresinin, 4 – 7
dakika arasında olduğu söylenebilir.
Sohbet ortamından ayrılmak istediğimizde,

“Tanıştığımıza memnun oldum. Ben gidip biraz daha kahve alacağım.”

“Memnun oldum. Birazdan bir toplantım var; toplantı başlamadan işlerimi toparlamam gerekiyor.”

gibi cümlelerden faydalanabiliriz.
Kısa sohbetlerin en önemli yararı, çalışanların birbirlerini iş
dışındaki özellikleriyle de tanıma imkanını yaratmasıdır. Çalışma
zamanımızın büyük bir bölümünü ayırmamak şartıyla, günde birkaç dakika
kısa sohbet ortamları yaratarak kişilere ilgi göstermenin, böylece
‘sosyal’ ve ‘ulaşılabilir’ bir imaj yaratmanın ne zararı olabilir ki?
Unutmayın: Gülümsemek, her sohbetin ve iletişimin anahtarıdır.
Hoş
sohbetler!



Sosyal Fobi Nedir [Puan:0 | Katılımcı:0 (Hit:104)]
Zamanin degerini anlamak icin [Puan:0 | Katılımcı:0 (Hit:162)]
Başarılı bir insan [Puan:0 | Katılımcı:0 (Hit:192)]
Kendine güvenmenin 14 yolu [Puan:0 | Katılımcı:0 (Hit:269)]
Unutmasenden bir tane daha yok bu dünyada [Puan:0 | Katılımcı:0 (Hit:297)]

Hosgoru [Puan:0 | Katılımcı:0 (Hit:940)]
MOTIVASYON [Puan:10 | Katılımcı:1 (Hit:881)]
Vücut yapısına göre karakter [Puan:0 | Katılımcı:0 (Hit:630)]
Kulak şekline göre karakter analizi [Puan:10 | Katılımcı:1 (Hit:579)]
Özgüven [Puan:4 | Katılımcı:2 (Hit:504)]

Bu meatiyel için Henüz Yorum Yapılmamış, İlk yorumu siz Yapın!
isim Zorunlu Alan! 
Mail Zorunlu Alan! 
Yorumunuz Zorunlu Alan! 
Kalan Karekter.
Resim Onayı Zorunlu Alan! 

 
Yararlı Linkler
  • Malmıyımneyim
  • 50 Tl ye web sitesi
  •  
     
     
     
      AhmBay © 2008 | Render: 0.015 s. | iletisim