|
| KARMA - Kişisel Gelişim Üzerine Haberler, Yazılar, Fıkralar |
| AnaSayfa > Kişisel Gelişim Üzerine > KARMA | |
| |
Takdir Edin, Takdir Edilmeyi
Beklemeyin...
Verdiğiniz emeklerin ve uğraşıların karşılığını tam olarak
alamamaktan şikayet ederiz. Acaba bize göre ödüllendirilmemiz gereken durumlar,
başkalarına yada sorumlu olduğumuz kişilere göre neden normal algılanır?
Bunun altyapısı aslında cocukluk zamanlarımıza dek
uzanan bir gerçekten kaynaklanmaktadır. Çocukluk dönemlerinde bize öğretilmeye
çalışılan her yeni davranış, tarafımızdan yapıldıkça ilk başlarda sevinç
gösterileri ve takdirle karşılanır, artık bu davranışla kimseden bağımsız
hareket edebileceğimizin ilk sinyallerini vermeye başladığımızı ilan etmiş
oluyoruz.
Daha sonraki dönemlerde bunu izleyen farklı hareketlerle
artık büyüklerimizin bizde her gün farklılıkları gözlemdiği bir döneme girmiş
oluruz. Öğrenilen bu davranışları tepki sonucu yapmamaya başladığımızda ise
olayın yönü değişiyor ve sonu cezalandırmaya kadar giden ihtarlarla
karşılaşıyoruz.
Konuyla ilgili örnek vermemiz gerekirse ; Küçük bir
çocuğun yemek yerken kaşığını kimseden yardım almadan tutması artık masada onun
da bir yeri olduğunu gösteriyor. Bu davranışa bütün aile bireyleri seviniyor ve
küçük çocuğu şımartacak derecede mutlu ediyorlar. Çünkü ona verilecek en güzel
hediye sevginin ondan esirgenmemesi. Fakat günün birinde bu çocuk sözünü geçirmek için zıt bir
şekilde hareket etmeye başlayınca büyüklerinden beklediği anlayış ve destek
yerine bu davranışının sonucu kendisine ceza olarak geri dönüyor. Yani yeni
öğrendiği davranışları ilk defasında ödüllendirilirken devamında yapmaması
kendisine sorun oluşturuyor.
Bu şekilde yaşanılan deneyimlerle yetişkin
birisini ele aldığımızda bazı sonuçlara ulaşabiliriz. Şimdi bunlardan
bahsedelim. Hangi ruh hali içerisinde olursanız olun, sizden yapmanızı
bekledikleri iş ve sorumlulukların ağırlığı ne olursa olsun kimseyi
ilgilendirmiyor. Kaldı ki verdiğiniz çabaların üzerinizdeki baskısını paylaşmak
ve biraz da olsa takdir görmek için çektiğiniz sıkıntıları paylaşmanız sadece
kulak arkası edilecektir.
Aynı durumda size kendisinden bahseden bir yakınınızın
hislerini paylaşmak adına kendisinden takdir duygularınızı kesinlikle
esirgemeyin. Amacımız; dünyadaki duyarsızlık adına ne kadar düzeltilmesi
gereken mesele varsa bunu empati yeteneği ile kökünden temizlemek için elimizden
geleni yapmaktır.
Kendinizle barışık olmanın kazandırdığı avantajla kimsenin
birkaç sözüne muhtaç olmayın, bunu karşınızdakinden esirgememek büyük bir
erdemdir, evrene gönderdiğiniz her mesaj size fazlasıyla geri dönecektir.
Yeterki buna muhtaç olmadan bekleme zihniyetine ulaşın.
Son olarak hayata bağlılığınızı birden fazla kanalla
sağlamaya devam edersiniz, zayıf kalan yanlar, güçlü olan yanlarla telafi
edilebilecektir. Kendinizi nerede görmek istediğinize karar verin ve bu alanda
attığınız her adım için kendinizi takdir edin. Ne fazla ne de
eksik.
Yazan : Turgay GEZİCİ
________________________________
İran Bursaya otomobil fabrikası
kuruyor
İran otomobil üreticisi de
“Bursa” dedi
İran İslam Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi
Bahman Hosseinpour, İran firmasının Türkiye’de kuracağı otomobil fabrikasıyla
ilgili olarak, “Bursa’nın alt yapı ve imkan bakımından daha uygun olduğunu
düşünüyoruz. Biz büyükelçilik olarak bunu önerdik. İran tarafını ikna etmeye
çalışıyoruz” dedi.
Türkiye-İran arasındaki ekonomik iş birliğinin
artırılması amacıyla Bursa’ya gelen Hosseinpour ve Huzistan Eyaleti Valisi Seyed
Jafer Hijazi ile iş adamlarından oluşan İran heyeti, Bursa Valisi Şahabettin
Harput’u makamında ziyaret etti.
Bir gazetecinin “İran firması
Türkiye’de otomobil fabrikası kuracak mı?” sorusu üzerine Hosseinpour, bunun bir
öneri olduğunu belirterek, şöyle konuştu:
“Konuyla ilgili olarak
uzmanlar çalışıyor. Bursa’nın alt yapı ve imkan bakımından daha uygun olduğunu
düşünüyoruz. Biz büyükelçilik olarak bunu önerdik. İran tarafını, bunu yapması
için ikna etmeye çalışıyoruz. Samand marka otomobillerimiz, Türkiye’de ilgi
uyandırdı. Biz de bu ilgi çerçevesinde geliştirmeyi hedefliyoruz.”
Hosseinpour, iki ülke arasındaki ticaret hacmi hedefinin 20 milyar dolar
olduğunu kaydederek, bu hedefe ulaşmak için vilayetler arasındaki iş birliğinin
artırılması gerektiğini söyledi.
Çeşitli illere ziyaret
gerçekleştirirken yanında İran’dan valileri de götürdüğünü dile getiren
Hosseinpour, şöyle devam etti:
“İşbirlikleri, bu hedefe ulaşmada
öncü olacaktır. İki ülke arasında çok ortak noktamız var. Aramızda sınır 400
yıldır barış sınırı olmuştur. Biz bu 400 yılı halklarımızın çıkarı için
kullanmalıyız. Avrupa ülkelerine bakarsanız ticaret hacimlerinin çoğu komşu
ülkeleriyle. Ticaretlerinin yüzde 60’ını komşularıyla yapıyorlar. Onların bizim
kadar ortak noktaları da yok. Gelecekte bu hedefe ulaşacağımıza inanıyorum.
Dünyadaki ilişkiler ticaret üzerine kurulmuştur.”
Huzistan Eyaleti
Valisi Hijazi de Huzistan’ın İran’ın en önemli şehirlerinden birisi olduğunu
belirterek, şehirlerinin tarım, petrol ve sanayinin geliştiği bir yer olduğunu
söyledi.
Bu ziyaretler sayesinde ilişkilerin daha da iyi olacağına
inandığını ifade eden Hijazi, şunları kaydetti:
“İlimizde yakın
gelecekte yabancı yatırımcılarla toplantımız olacak. Bursa ile ilişkilerin
gelişmesine önem veriyoruz. Öncelikle Türkiye Müslüman bir ülke ve biz bu tür
ülkelerle ilişkileri geliştirmek istiyoruz. Aynı zamanda Bursa, devrimin öncüsü
olan İmam Humeyni’ye 3 yıl ev sahipliği yaptı. Dolayısıyla Bursa, bizim için
önemli bir şehir. Bu tarihi bir adımdır ve inşallah uzun yıllar birlikte
çalışacağız.”
Şahabettin Harput da ziyaretten duyduğu memnuniyeti
dile getirerek, ziyaretle iki ülke arasındaki dostluk ilişkilerinde yeni bir
dönemi başlattıklarını bildirdi.
Konuşmaların ardından Bursa ve
Huzistan şehirleri arasında “kardeş kent” protokolü imzalandı.
________________________________
2010 EGE ÜNİVERSİTESİ EL
KİTABI
SAĞLIK:1. Çok su için.
2. Kahvaltıyı kral, öğle yemeğini prens ve akşam
yemeğini de dilenci gibi yiyin.
3. Ağaçlarda ve bitkilerde yetişen
yiyecekleri daha çok ve fabrikalarda üretilen yiyecekleri daha az
yiyin.
4. 3 E ile
yaşayın -- Energy, Enthusiasm, and Empathy (enerji, heyecan ve duygu
paylaşımı).
5.
Meditasyon, yoga ve dua yapacak zaman yaratın.
6. Daha çok oyun
oynayın.
7. 2009'da
okuduğunuzdan daha fazla kitap okuyun .
8. Her gün en az 10 dakika sessiz olarak
oturun.
9. 7 saat
uyuyun.
10. Hergün
10 - 30 dakika yürüyüş yapın. Ve yürürken
gülümseyin.
KİŞİLİK:
11. Hayatınızı başkalarınki ile
karşılaştırmayın.
Onların seyahatinin ne hakkında olduğuna dair hiçbir fikrin
yok.
12. Kontrol
edemeyeceğiniz olumsuz düşüncelere veya şeylere sahip olmayın.
Bunun yerine
enerjinizi olumlu şekilde şu an için
harcayın.
13.
Kendinizi fazla abartmayın; sınırlarınızı bilin.
14. Kendinizi çok da ciddiye almayın;
kimse yapmıyor.
15.
Kıymetli enerjini gevezelikle, dedikoduyla boşa harcama.
16. Uyanık iken daha fazla hayal
kurun.
17.
Kıskançlık, çekememezlik zamanın boşa harcanmasıdır. İhtiyacınız olan herşeye zaten
sahipsiniz.
18.
Geçmiş meseleleri unutun. Partnerinizin
geçmiş hatalarını hatırlatmayın.
Bu durum mevcut
mutluluğunuzu bozar.
19. Hayat, birisine kin duyarak
zamanı boşa harcamak için çok kısadır. Kimseden nefret
etmeyin.
20.
Geçmişinizle barış yapın ki, şimdiki zamanı bozmasın.
21. Senden başka hiç kimse senin
mutluluğundan sorumlu değildir.
22. Hayatın bir okul olduğunu ve
öğrenmek için burada olduğumuzu unutmayın.
Problemler, cebir dersi gibi gelip
giden, ancak aldığımız derslerin bir ömür boyu devam ettiği eğitim programının bir
parçasıdır.
23.
Daha fazla gülümseyin ve gülün.
24. Her tartışmayı kazanmak durumunda değilsiniz.
Aynı fikirde olmamak için
anlaşın.
SOSYAL
YAŞANTI:
25. Ailenizi sık
arayın.
26. Her
gün diğerlerine iyi bir şey verin.
27. Herkesi herşey için
affedin.
28. 70
yaşından büyük ve 6 yaşından küçük kimselerle vakit
geçirin.
29. Hergün
en az 3 kişiye gülümseyin ve tanımadığınız en az 1 kişiye "GÜNAYDIN"
deyin.
30.
Başkalarının senin hakkında ne düşündüğü seni
ilgilendirmez.
31.
Hasta olduğun zaman eşin sana bakmamalı. Arkadaşların bakmalı.
Onlarla temasta
olun.
HAYAT:
32. Doğru şeyi yapın!
33. Faydalı, güzel veya neşe dolu olmayan
herşeyden uzak durun.
34. Tanrı herşeyi
iyileştirir.
35.
Bir durum iyi veya kötü olsun, nasılsa değişecektir.
36. Nasıl hissettiğinizin önemi yok,
haydi kalkın, giyinin ve ortaya çıkın.
37. En iyisine henüz sıra
gelmedi.
38. Sabah
canlı olarak uyandığınız zaman, bunun
için tanrıya şükredin.
39. Maneviyatınız daima mutludur. Öyleyse
mutlu olun.
SONUNCU ANCAK
ÖNEMLİ:
40.
Lütfen bu dilekleri önemli saydığınız herkese iletin.
________________________________
4 MAHALLELİ KASABA
Küçük bir kasabanın dört ayrı mahallesi varmış.
Birinci mahallede Evetama=C2=B4lar yaşıyormuş. Evetama=C2=B4lar ne yapılması gerektiğini
bildiklerini düşünürlermiş. Yapma zamanı geldiğinde ise "evet, ama" diye cevap
verirlermiş. Cevapları hep yanlış olurmuş. Suçu başkalarına atmakta da
ustaymışlar.
İkinci mahallede Yapıcam=C2=B4lar yaşarmış. Ne yapacaklarını bilirlermiş. Kendilerini
yapacakları şeye adım adım hazırlarlarmış, ama yapacakları sırada şanslarını
kaçırdıklarının farkına varırlarmış. Bu mahallede insanların dizleri dövülmekten
yara bere içindeymiş. Yaşamı ertelememek için verdikleri kararı bile
ertelerlermiş.
Üçüncü mahallede yaşayan Keşkeci=C2=B4lerin, hayatı algılama güçleri mükemmelmiş.
Neyin yapılması gerektiğini daima en isabetli şekilde bilirlermiş ama, her şey
olup bittikten sonra. Keşke=C2=B4cilerin de başları kanarmış hep, duvarlara
vurmaktan!
Kasabanın en yeşil bölgesinde en güzel evlerin olduğu mahallede ise İyi ki
yaptım=C2=B4lar otururmuş.
Keşkeci=C2=B4ler bu mahallede yürüyüşe çıkar, etrafa hayranlıkla bakarlarmış.
Yapıcam=C2=B4lar Keşkeci=C2=B4lerle birlikte bu mahallede yürüyüşe çıkmak ister ama bir
türlü fırsat bulamazlarmış. Evetama=C2=B4lar ise mahallenin güzelliğini görmek
yerine, ağaçların gölgelerinin yeterince geniş olmadığından, güneşin daha erken
saatte doğması gerektiğinden şikayet ederlermiş.
İyi
ki yaptım mahallesindeki insanların kusuru da, beyinlerinde mazeret üretme
merkezlerinin olmayışıymış!.
|
| Yorumlar | | Bu meatiyel için Henüz Yorum Yapılmamış, İlk yorumu siz Yapın! | | Yorum Ekle | |
|
|
|