|
| Kimse Kendi Olmakdan Kaçmamalı - Kişisel Gelişim Üzerine Haberler, Yazılar, Fıkralar |
| AnaSayfa > Kişisel Gelişim Üzerine > Kimse Kendi Olmakdan Kaçmamalı | |
| | * Bilginin zehiri bünyeye bir kez yayılmaya görsün;
değiştiremediğimiz gerçekler karşısındaki çaresizliğimizi sürekli bize
hatırlatarak, her anımıza acımasızca sinerek hayatın tadını kaçırır. Her çeşit
bilgi, kazandırdıkları kadar kaybettirdikleriyle de hayatımızı
biçimlendirir...
* Kimse kendi olmaktan kaçamaz... Bu bir kabul sorunudur
aslında. İşin kötüsü, sizin kendinizde kabul edemediğiniz bazı şeyleri,
diğerlerinin önceden görüp sizi böyle kabul etmeleri ve bunu size söylemeden
kendi aralarında konuşmalarıdır...
* Deneyimlerden öğrenmenin yolu, ille
de bire bir yaşamalar mıdır? Neden kişiler kendi deneyimlerinin başkaları için
de vazgeçilmez olması gerektiğine bu kadar inanırlar? Biliyorum, kendini
başkalarının yerine koyabilme yeteneği olmayan kişilerin asla yanıtlayamayacağı
sorular bunlar.
* İnsan ilişkilerinde en çabuk öğrendiğimiz şeylerden
biri, başkalarının yarasını kullanmaktır.
İnsan ilişkileri söz konusu
olduğunda, bilinmesi gereken onca temel şeyi öğrenmezken, başkalarının
zaaflarını kullanmada, açıklarını yakalamada, yaralarını kurcalamada neredeyse
doğuştan gelen hain bir yeteneğimiz vardır...
* Hepimiz, kendi
tarihimizin içinde bir noktada durup çok ardımıza baktığımız için mi taş
kesiliyoruz? Hayatımızı yenileyemiyor, yeni başlangıçları göze alamıyoruz; bütün
hayatı yalnızca yitirilmiş mazi sanıyoruz!..
* YORGUNLUK benim genel
halim... Bana " Nasılsın?" diye soranlara, en sık verdiğim yanıtın " Yorgunum"
demek olduğunu keşfettiğim günden beri, daha bilinçli olarak yorgunum! Şu
memlekette yaşayıp da yorgun olmamak mümkün mü? Beden yorgunluğu dediğin ne
olacak, iki- üç dinlenmeyle geçer. Ama ben aslında ruh yorgunuyum, gönül
yorgunuyum, hayat yorgunuyum; öğrenmek, bilmek, anlamak, anlamış gibi yapmak,
düşünmek, hissetmek, tanımak, tanık olmak, katlanmak, anlayış göstermek,
görmezden gelmek, üzerinde durmamak, idare etmek, üzülmemiş görünmek, alışmak,
alışmak, alışamamak, sabretmek, katlanmak, beklemek yorgunuyum... Tam da artık
bu memlekette, dünyada hiç bir şey beni şaşırtamaz sanırken, her seferinde
yeniden şaşırmak yorgunuyum.
* Hamlet’ i dişileştiren belki " kelimeler,
kelimeler" di; kadınları erilleştirense "sorular, sorular" oluyor... Bu kadar
çok soruyla başa çıkamayan kadın, ne kadına biçilen geleneksel rolün içinde
kilitli kalabiliyor, ne de içinde serpilip gelişebildiği yeni bir hayat
kurabiliyor. Bütün okuduklarımız, Bildiklerimiz gelip gelip bizi gündelik
hayatın ortasında vuruveriyor...
|
| Yorumlar | | Bu meatiyel için Henüz Yorum Yapılmamış, İlk yorumu siz Yapın! | | Yorum Ekle | |
|
|
|