Domat.us , Domatesin yeni adı, Yeni tadı - Beta
AnaSayfa Flash Oyunlar SMS Fıkra Yemek Tarifleri MSN Araçları Canlı TV Yazılar Domates  
 
Kategoriler
 
 
 

 
 
 

AnaSayfa > Fıkralar > Bircok Fıkra Bir Arada
Kategori: Fıkralar
Gönderen: fatos
Tarih: 2010-04-12
Puan: 0   Puan:0 | Katılımcı:0 | Katılımcı : 0
Okunma: 163
  
 
1 puan 2 puan 3 puan 4 puan 5 puan 6 puan 7 puan 8 puan 9 puan 10 puan










Temel'in fantezisi
> >
> >
> > Cindy Crawford ve Temel bir gemi kazasi neticesinde ıssız adaya
> > düşerler. Ne yapsınlar can sıkıntısından sabah akşam sevişirler.
> >
> > Ancak bir sure sonra Temel , durumdan zevk almamaya başlar . Cindy
> > çıldırır, Temel'e ne olduğunu sorar, ne isterse yapabileceğini söyler
> > Her türlü fanteziye her şeyiyle emrine amade olduğunu, nerede Hata
> > yaptıysa düzeltmeye çalışacağını anlatır. Temel inatla Cindy'ye
> > 'istediğim şeyi yapabilmen mümkün değil'der. Cindy çaresizlik içinde
> > ısrar eder ve her şeyi göze aldığını söyler; Temel en sonunda bir
> > denemeye karar verir... Once Cindy'nin Saçlarını kısacık keser.
> > Sonra üstünü örtecek biçimde ceketini giydirir. Kestiği saçlardan
> > bıyık yapar.
> >
> > Cindy, ne oldugunu anlamaya çalışırken Temel onu mümkün olduğu kadar
> > erkeğe benzettikten sonra akşam olunca sahile gelmesini söyler.
> > Aksam olur ve Cindy erkek kılığında sahile gelir bakar ki, Temel
> > mükemmel bir rakı sofrası hazırlamış ve masayı mezelerle doldurmuştur.
> > Temel ve Cindy masaya otururlar ve Temel elini kanka modunda,Cindy'nin
> > omzuna koyar, bardağını Cindy'ninkine tokuşturur ve söyle der:
> > Ulan oğlum bir aydir kimi götürüyorum söylesem inanmazsın !!!

Bir Avrupa kentinin banliyösündeki bir otelde, Uluslararası Din Adamları
toplantısı yapılmakta imiş.
Bu toplantıda bir Katolik papaz, bir Müslüman imam ve bir
Yahudi haham dost olmuşlar.
Öğle yemeği molasında sandviçlerini alıp, otelin yakınındaki
bir parkta bulunan göle giderek buldukları bir kayıkla gölde dolaşmaya ve
sandviçlerini yemeye başlamışlar.
Gölün ortalarında bir yerde haham özür dileyerek; "Çok
affedersiniz, Tel Aviv'e acele bir telefon etmem gerek, hemen dönerim" demiş
Eteklerini toplamış ve gölün üzerinde zıplaya zıplaya yürüyerek kıyıya
çıkıp otele gitmiş. Gerçekten de kısa bir süre sonra dönmüş, gölün üstünde
zıplaya zıplaya yürüyerek kayığa binmiş ve göl turlarına devam etmişler.
Bizim imam bu ise çok şaşırmış. Allah Allah, adamdaki iman
gücüne bak yahu diye derin derin düşünmüş.
Bir süre sonra papaz izin istemiş; "Çok affedersiniz,
ilacımı almam gerek, hemen dönerim." demiş, eteklerini toplamış ve gölün
üzerinde zıplaya zıplaya yürüyerek kıyıya çıkıp otele gitmiş. Olan bitene
bizim imam çok duygulanmış.
Mutlaka benim de yapmam gerek, yoksa Müslümanlığa gölge
düşürürüm diye papazın dönüşünü beklemiş.
Papaz kısa bir süre sonra dönmüş, yine gölün üstünde zıplaya
zıplaya yürüyerek kayığa binmiş ve göl turlarına devam etmişler.
Gölün ortasına gelince bizim imam aşırı heyecanla
hazırladığı bahaneyi unutup "çok affedersiniz, gidip tespihimin imamesini
yağlamam gerek" deyip uzun bir besmele çekmiş, atmış kendini göle. Tabii
doğru suyun dibine gitmiş.
Papazla haham imamı sudan çıkarıp, kayığa bindirmişler.
İmam bu ise çok şaşırmış. Yüce Allahım, bu kefereleri suyun
üstünde yürüttün, beni dibe batırdın, olmaz böyle şey. Yüzümü ak çıkar
yarabbim, diyerek uzuuun bir besmele çekmiş ve tekrar atmış kendini göle. Ve
yine gluk gluk deyip dibi boylamış.
Papazla haham bunu tekrar gölden çıkarırken haham, papaza
demiş ki:
"Peder Bey, lütfen imam efendiye taşların yerini gösterin,
yoksa adamcağız kendini helak edecek".

Hırsız, gecenin yarısında bir eve girer. Karanlık koridorda, yaktığı küçük
el fenerinin ışığında ilerlerken bir ses duyar:
'İsa seni izliyor!'
Şaşkınlık ve korkuyla etrafına bakınan hırsız, bir yandan da evdeki değerli
şeyleri aramaya devam eder. Tekrar ayni sesi duyar:
'İsa seni izliyor!'
Bu kez hırsız elindeki feneri çevrede gezdirmeye baslar ve bir papağan görür
'Bunu sen mi söyledin?' diye papağana sorar.
Papağan, 'Evet, yalnızca seni uyarmak için' der. Hırsız, 'Ne! Beni uyarmak
mı? Kimsin sen? Adın ne senin?'
Papağan, 'Musa' diye cevap verir. 'Musa!' der hırsız, 'Hangi salak bir
papağana Musa adını koyar ki?'
Kuş cevap verir: 'Bilmiyorum. Tahminimce arkanda duran dobermana 'İsa' adını
veren olabilir.


Drrrrr.......
-alo buyrun?
-emel hanim?
-evet efem buyrun.
-emel karakas di mi??
-evet efem.
-hanfendi, burasi ...... laboratuvari. esinizin test sonucu geldi ancak ayni
isimde bir beyin daha sonucu var elimde ve acik konusmak gerekirse hangisi
daha kotu bilemiyorum!!!
ne demek istiyorsunuz?
-valla biri alzaymer digeri eyds!
-bi daha yaptirsak testi?
-hanfendi biliyorsunuz bunlar pahalli testler,sigorta odemez ikinci testi!
-n'apcaz o zaman?
-bakin biz burada dusunduk soyle bi fikir geldi aklimiza:
kocanizi bindirin arabaya, sehrin ortasinda biyerde birakin...
evi bulursa sakin bi daha onla yatmayin!!


Temel ile Dursun iki katli bina yaparlar. Birinci kati tamamladiktan
sonra evleri olmadigi icin orada kalmaya karar verirler.

Yaz mevsimi oldugundan yattiklari yere sivri sinekler dolar.
Bunlar da sineklerin kendilerini sokmamasi icin yorgani baslarina kapatirlar


Gunlerden bir gun yine yatma zamani gelince odaya ates bocekleri girer.
Bunlar her zamanki gibi baslari yorganin icine gomulu sekilde yatarlarken
Temel bir ara basini disari cikarip ates boceklerini gorunce tekrar aceleyle

yorganin icine gomulur.

Dursun'u durter ve ona; "Ula, ula Dursun! Sivrisinekler ellerinde
fenerle bizi ariler"









Temel dava acmis ve ilk durusmada hakim sormus:

- Nedir sikayetin?
- Hakim bey bu Temel fikralari var ya, benle Fadimeyi agizlarina dolamislar,
bizi rezil ediyorlar. Hepsinden davaciyim. Kim fikra diye bizi
anlatiyorsa onlardan da tazminat talebim olacak.
- Senin adin Temel mi?
- Evet, Temel.
- Iyi de, binlerce Temel var. O fikralar neden senin icin anlatilmis olsun.
- Hakim bey, ben cok iyi biliyorum beni kastediyorlar.
Hakim, Temel'i iyice suzdukten sonra "Bak ama" der:
- O Temel fikralarinin cogu belden asagi. Oysa sana bakiyorum celimsiz ve
yasini almis bir Temelsin. O fikralar senden cok daha genc, guclu
kuvvetli ve capkin bir Temel icin anlatiliyor. Seninle hic ilgisi yok; bu
dava duser.
- Hakim bey, madem siz boyle takdir ediyorsunuz mesele yok. Demek tevaturmus
ben degilmisim.
- Evet sen olamazsin, baska Temel'dir onlar. Sana sira gelene kadaaar.
- Iyi hos da Hakim bey, bu dava icin koyden kalktim buralara kadar geldim,
bos donmeyeyim. Hic degilse o guclu kuvvetli Temel'den sana bir
fikra anlatayim hakim bey.
- Anlat bakalim.
- Bizim bu iri kiyim pazulu Temel, hakimlerin karilarina cok duskunmus.
- Hop, hop, hop... Dur, dur be, ne diyorsun sen..
- N'oldu hakim bey?
- Daha ne olacak? Benim Hakim oldugumu bile bile "Temel hakim karilarina
merakliymis" diyorsun. Agzindan cikani kulagin isitmiyor galiba!
Temel "Rica ederim Hakim bey" der:
- Temel fikrasi icin karisi guzel binlerce hakim var. Asliyecisi var,
sulhcusu, agir cezasicisi var. Seninkine sira gelene kadar; daha coook var.




Adam, kısa bir süre önce ayrıldığı evine telefon acar, bahçıvana sorar:
- Nasıl her şey yolunda mı?
- Yolunda. Yalnız, küreğin sapı kırıldı onu tamir etmeye çalışıyorum.
- Neden kırıldı ?
- Köpeğinize mezar kazarken, zorlamışım, bu yüzden kırıldı.
- Ne ! Köpeğim öldü mü?
- Havuza düştü öldü.
- Benim köpeğim çok iyi yüzerdi; nasıl havuzda ölür?
- Ama havuzun suyu boşalmıştı, betona çakıldı; bu yüzden hayatını kaybetti.

- Daha havuzu yeni doldurtmuştum. Neden boşalttınız?
- Biz değil itfaiyeciler boşalttı. Çünkü evdeki yangını söndürmek için
ilave
suya ihtiyaç duydular.
- Evde yangın mı çıktı?
- Evet efendim. Annenizin vefatı dolayısıyla çok sayıda insan geldi. Bir
sigara izmaritinden kağıtlar, ardından da perde tutuşmuş.
O kalabalıkta farkına varamadık.
- Annem nasıl öldü ? Sapasağlamdı.
- Haklısınız. Biz de şaşırdık ama, sizin yatak odanıza bir şey bakmaya
girmiş. Yatakta karınızla en yakın arkadaşınızı görünce kalbine inmiş.
- Yahu hiç pozitif bir haber yok mu? Bunaldım.
- Olmaz olur mu? Var.
Gecen gün siz AIDS testi yaptırmıştınız ya.. İste onun neticesi pozitif
çıktı



Temel aksam eve gelmiş Fadime boynuna sarılarak karşılamış onu.

-"Temel'im harika bir haberim var.
Bir ay geciktim. Herhalde bir bebeğimiz olacak, Doktor bu sabah test
yaptı. Sonucunu alana kadar lütfen kimseye söylemeyelim!" demiş heyecanla.
Ertesi sabah elektrik idaresinden bir görevli son faturayı ödemedikleri
için kapıyı çalmış

-"Siz Fadime misiniz? Biliyor musunuz bir aylık gecikmeniz var."
-"Bir aylık gecikmem olduğunu siz nereden biliyorsunuz?" demiş. Fadime
hayretle.

-"Bu dosyalarımızda açıkça görünüyor."

-"Ne? Dosyalarınızda mi?"

-"Kesinlikle!"

-"Beyefendi, lütfen bu gece esimle görüşmeliyim!" demiş Fadime , korkuyla
olanı biteni Temel'e anlatmış.
Temel ertesi sabah kızgın bir boğa gibi elektrik idaresine dalmış

-'Neler oluyor burada? Karim bir dosyadan bahsetti.
Aylık gecikmesi ile ilgili!" diye bağırmış. Temel.

-"Sakin olun. Ciddi birsey degil!" demiş memur. "Bu gecikme için bize
borçlusunuz!"

-"Size mi borçluyum? Ya ödemezsem?"

-"O zaman sizinkini kesmek zorunda kalacağız!"

-"Ama o zaman karim ne yapacak?"

-"Bilmiyorum!" demiş memur. "Hanımefendi artık mumla falan idare eder! "





Dogumevi bekleme salonuna hemsire kosarak girer , ilk sirada oturan adama
yaklasarak :
" Sizi tebrik ederim, ikiz cocugunuz oldu" der.
" Ne tesaduf" der adam. " Minnesota Ikizleri - Basketbol Takimindayim"

Bir saat sonra, ayni hemsire yine kosarak gelir,
"Mr.Smith" ismini anons eder. Mr.Smith yerinden heyecanla dogrulur,
Hemsire ;
" Artik ucuz babasisiniz" der.

Mr.Smith sasirir ve " Olacak sey degil, ben de 3M sirketinde calisiyorum"
der.
Hemsire bir daha gorundugunde ucuncu adama ; " Esiniz dorduz dogurdu,
kutlarim" der.

Adam da saskinlikla " Ben de Dort Mevsim Otelinde calisiyorum" der.
O sirada yaninda oturmakta olan adam hafif bayginlik gecirerek oturdugu
yerden asagi dogru kayar,yetisip mudahale eden hemsire sorar;
"Iyimisiniz, ne oldu size?" diye sorar.
Adam kendine gelmege calisarak dogrulur ;
" Temiz havaya ihtiyacim var, 101 Dalmacyalilar magazasinin muduruyum de..."






BERBER

Bir rahip berbere gider. Saclarini kestirir.

Berbere tesekkür eder ve borcunu sorar..
- "Muhterem Peder" der berber.. "Siz kutsal bir insansiniz.
Sizden nasil para alabilirim. Sizi tiras etmek dükkanim icin sereftir."

Rahip tekrar tekrar tesekkür eder ve gider. Berber ertesi sabah dükkani
acmaya geldiginde kapisinda 12 altin lira bulur.
Birkac gün sonra bir Budist rahip gelir dükkana. Saclarini kestirir,
borcunu sorar. Berber saygi ile egilir:
- "Siz ruhani bir lidersiniz.. Sizden nasil para alirim. Sizi tiras etmek
dükkanim icin sereftir."

Budist rahip tesekkür eder gider. Berber ertesi sabah dükkani acmaya
geldiginde, kapisinda 12 yakut bulur.
Ertesi hafta bir haham girer dükkandan iceri. Sacini kestirir ve elini
cüzdanina atar..
- "Sakin ha" der berber.. "Siz bir inanc adamisiniz.. Sizden nasil
para alirim ben.. Dükkanimin konugusunuz.. Güle güle gidin.."
Haham gider.
Berber ertesi sabah dükkani acmaga gelir. Kapida 12 haham vardir.
----------------------------------------------

KAHRAMAN SİNOP

Erler sabah yoklamasinda, cavus iclerinden birine soruyor;

- Söyle bakalim nerdensin ?

- Maras'liyim komutanim..

Cavus sinirleniyor ve askere okkali bir tokat atiyor. Ardindan tekrar
soruyor

- bir daha söyle bakalim nerdensin ?

- Maras'liyim komutanim..

Cavus bu sefer iyice hiddetleniyor ve askere okkali bir tokat daha atiyor.
Ardindan tekrar soruyor

- ulan sona son defa soruyorum nerelisin ?

- Kahramanmaras'liyim komutanim..

- Hah simdi oldu diyor cavus ve yanindakine soruyor,

- Oglum sen nerelisin ?

- Kahramansinop'luyum komutanim !
----------------------------------------------

SERCE

Sercenin biri bir bahar günü dalgin dalgin ucuyormus.Bir anda fark etmis ki,
bir yolun bir metre üstünde ucuyor ve karsidan da motosikletli bir adam
geliyo.Her ikisi de carpismayi engellemek icin ellerinden geleni yapmislar..

ama nafile...Serce "cotaaank" diye kaska carpip düsmüs.
Simdi, motorcu siki bir hayvan sever ya,dogal olarak hemen atlamis motordan;
kosmus sercenin yanina. Serce baygin yatiyor; kiyamamis,birakamamis
yolda;almis getirmis eve.Eskiden kalma bir de kafesi var evde..baygin
serceyi kafesin icine güzelce yerlestirmis.. yanina da az biraz su,az biraz
ekmek koymus, vurmus kafayi yatmis....
Bizim serce bir müddet sonra ayilmaya baslamis..Daha tam secemiyo ortaligi..
hafif bulaniklik var yani...Bi bakmis ki parmaklik, ekmek, su falan var
bulundugu yerde...
Birden dank etmis vaziyet: hadiiii laan motorcuyu öldürmüsüz...
----------------------------------------------

KOMISER TEMEL

Adamin karisi kaybolmus. Sormus, aramis, bulamamis, karakola gitmis...
Komiser Temel'mis. Derdini anlatmis. Komiser kadinin resmini istemis,
cüzdandan cikarip vermis...
Komiser Temel, uzun uzun fotografa bakmis:
"Hemserum, eyi tusundun mu? Ha pu kariyi, haggaten bulmamizi isteyi misun?"
----------------------------------------------

TUHAFIYECI TEMEL

Temel,tuhafiyeci dükkanindan gecimini saglayabiliyor, bir kösede üc bes
kurus da biriktirebiliyordu. Günün birinde sagindaki dükkan bosaldi, derken
orasi da tuhafiyeci oldu. Sonra solunda bir tuhafiyeci daha. Rekabet
basladi, isler kötüye gitti. Ama sonunda bir cözüm yolu buldu: Sagindaki
komsusu, dükkanin üzerine "Gercek ucuzluk burada" yazdirmisti. Solundaki,
"En büyük tuhafiye magazasi" yazili bir bez asmisti. Temelde, ikisinin
ortasina su yaziyi koydurdu: "Magazaya buradan girilir."




Temelin icadı
Temel ile İdris karar verirler parayı bulup zengin olmaya. Birlikte Almanya
nın yolunu tutarlar ve derler ki hadi şimdi ayrılalım 1 sene sonra aynı
tarih ve saatte burada buluşalım. Ve ayrılırlar aradan 1 sene geçer ilk önce
İdris gelir Temel ortalarda yoktur az sonra bi bakar ki sirenler alarmlar
eskortlar eşliğinde biri gelmektedir ula Temel senmisun der. Nasil İdris
kardeşim benum der Temel. İdris'e sorar ne yaptın ayrılalı? İdris:hiç bi pok
yapmamişum der ayni piraktuğun kibiyum der ve Temele sorar ya sen ne
yaptında bukadar zengin oldun der.Temel bir tuvalet icat ettiğini adamın
fermuarı açtığını donunu indirdiğini malı tutup işettiğini sonra sallayıp
yerine koyduğunu ve fermuarını kapatıp bir euro aldığını söyler .İdris
şaşırır vay be ne icat ama der.iki kafadar yine ayrılmaya bidahaki sene aynı
yer ve zamanda buluşup durum değerlendirmesi yapmaya karar verirler.zaman
gelir bunlar yine buluşurlar fakat bu sefer önce Temel gelir yine alarmlar
sirenler eskortlar eşliğinde daha sonra bibakarki eskortlar helikopterler
polisler İdris gelmektedir kucaklaşırlar ve hemen Temel İdrise sorar ula
naaptında parayı buldun bukadar İdris derki bende bi icat yaptım benimkide
tuvalet .adamın fermuarını açıyor donunu indirip malı çıkarıyor ve işetiyor
sonra kafasını sıkıyor 5 euro vermezse bırakmıyor.


Fikra: Galatasayarlı [Puan:0 | Katılımcı:0 (Hit:97)]
Temel otel musterisi olursa [Puan:0 | Katılımcı:0 (Hit:87)]
Yaşlı Marangoz [Puan:0 | Katılımcı:0 (Hit:278)]
Fıkra: Aptal Milletvekili [Puan:0 | Katılımcı:0 (Hit:296)]
FIKRA :Beraat [Puan:0 | Katılımcı:0 (Hit:200)]

Ziraat mühendisi [Puan:0 | Katılımcı:0 (Hit:646)]
Aynayı ilk defa goren istanbullular ne yapmış [Puan:0 | Katılımcı:0 (Hit:606)]
Bir üst sınıfa terfi [Puan:0 | Katılımcı:0 (Hit:562)]
Kaz Gondersem Yolar mısın?? (Super bir Fıkra) [Puan:10 | Katılımcı:1 (Hit:561)]
Kadın ile şeytan [Puan:0 | Katılımcı:0 (Hit:532)]

Bu meatiyel için Henüz Yorum Yapılmamış, İlk yorumu siz Yapın!
isim Zorunlu Alan! 
Mail Zorunlu Alan! 
Yorumunuz Zorunlu Alan! 
Kalan Karekter.
Resim Onayı Zorunlu Alan! 

 
Yararlı Linkler
  • Malmıyımneyim
  • 50 Tl ye web sitesi
  •  
     
     
     
      AhmBay © 2008 | Render: 0.010 s. | iletisim