Domat.us , Domatesin yeni adı, Yeni tadı - Beta
AnaSayfa Flash Oyunlar SMS Fıkra Yemek Tarifleri MSN Araçları Canlı TV Yazılar Domates  
 
Kategoriler
 
 
 

 
 
 

AnaSayfa > Hikayeler > Ay Masalı
Kategori: Hikayeler
Gönderen: fatos
Tarih: 2010-04-14
Puan: 0   Puan:0 | Katılımcı:0 | Katılımcı : 0
Okunma: 192
  
 
1 puan 2 puan 3 puan 4 puan 5 puan 6 puan 7 puan 8 puan 9 puan 10 puan

Sana Bir Masal Anlatabilirmiyim. ..?
Evvel zaman içinde ayın bir parçasını isteyen
bir kadın
varmış.
Aslında azıcık ay tozu bile yeterliymiş ona.
Olanaksız
bir düş
değilmiş onunki,garip bile değilmiş.
Aya giden adamlar
tanıyormuş,çünkü o
vakitler modaymış aya gitmek.
Şimdi bulunduğumuz yerden pek uzak
olmayan bir
yerden hareket edermiş adamlar;çok yüksek roketlerin üstüne
yerleştirilmiş
delikten gemilere binerlermiş.Ne zaman gümbürdeyen,çevresine ateşten
çiçekler
saçarak fırlayan bir roket atılsa gökyüzüne,kadın mutluluktan deli
olurmuş."Fırla! Hadi!Hadi! "diye haykırırmış roketin ardından.
Sonra
da üç gün
üç gece karanlığın içinde uçan adamların yolculuğunu coşkuyla,kıskanç
lıkla
izlermiş.

Aya giden adamlar
aptal adamlarmış.

Taştan oyulmuş aptal suratları varmış,gülmesini de
ağlamasını da bilmezlermiş.
Onlar için ay bilimsel bir olay,teknolojik bir başarıdan başka birşey
değilmiş.Yolculuk sırasında şiirsel bir tek söz etmezlermiş,yalnı z
rakamlar,formü ller,sıkıcı birtakım bilgiler.Biraz insanlıklarını
anımsadıklarında dünyadaki en son futbol maçlarının sonuçlarını
sorarlarmış.

Hele aya ayak bastıktan sonra daha da az söz çıkarmış ağızlarından.Önceden
hazırlanmış bir iki cümle söyleyip,tenekeden bir bayrak
dikerler,robotumsu
devinimlerle bir garip tören yaparlarmış.Ve dışkılarıyla ayı
kirlettikten, oradan
geçişlerinin gerçek belirtisi olarak bu dışkıları geride bıraktıktan
sonra
yeniden dünyaya dönmek üzere yola çıkarlarmış.

Dışkılar kutulara konur,kutular bayrağın yanına bırakılırmış.Ve bunu bilen
biri,ne zaman
aya baksa,"Adamları n dışkıları da orada"diye düşünmekten kendini
alamazmış.
Sonunda geri gelirlermiş bir yığın taşla ve tozla.


Ay
taşları,ay
tozu...
Kadının düşlediği toz.
Onları bir daha gördüğünde
yalvarmış,
"Bana biraz ay verirmisiniz? Sizde o kadar çok ki!"
Ama hep aynı
karşılığı alırmış:Veremeyiz, yasaktır.


Ay parçaları hep
laboratuvarlarda ya da aya gitmeyi bilimsel bir olaydan,teknolojik bir
başarıdan
başka şey saymayan kişilerin masalarının üstünde kaldı.
Aptal
adamlardı
çünkü,ruhsuz kişilerdi.
Gene de aralarında bir tanesi bana
ötekilerden daha
iyi görünmüştü.

Gülmesini,ağlaması nı
bildiği için.Ufak tefek,çirkin, dişleri birbirinden ayrık ve yüreğinde
korku olan
bir adamdı.Korkusunu saklamak için güler,gülünç şapkalar giyerdi.Bu da
ona ruha
benzer bir şey vermişti.Bu yüzden onun arkadaşıydım,birde ayı
haketmediğini
bildiği için.

Her görüştüğümüzde söylenir dururdu:"Oraya çıktığımda ne diyeceğim.Şair
değilim
ki,derin,güzel şeyler söylemesini bilmem ki..."
Aya doğru yola
çıkmazdan bir
iki gün önce bana veda etmeye geldi,aya vardığında ne diyebileceğini de
sordu.Gerçek olan,dürüst içten birşeyler demesini söyledim;örneğin
korkuyla dolu
küçücük bir adam olduğunu söyle dedim.Sevdi bunu ve yemin etti:

"Geri dönersem eğer sana biraz ay getireceğim.Ay tozu!"

Gitti ve döndü.Ama döndüğünde değişmişti.Verdiğ i sözü ona anımsatmak için
telefon
ettiğimde kaçamak karşılıklar verdi hep.Derken bir gün evine yemeğe
çağırdı
beni.Sonunda bana biraz ay vereceğini düşünerek koşa koşa gittim.Yemek
bir türlü
bitmek bilmedi,bense yerimde duramıyordum.

Sonunda,"Şimdi sana ayı göstereceğim"dedi. "Şimdi sana ayı vereceğim"dememiş ti ama ben ayrımsamadım o anda.Hala o gülünç şapkaları giyiyordu,hala güler gibi
yapıyordu.
Gözünü kırparak çalışma odasına götürdü beni,kilitli bir dolabı
açtı.Birkaç
şey vardı içinde;küreğe benzer bir şey,bir bahçıvan çapası,bir tüp.Hepsi de
garip,gümüşsü gri bir tozla kaplıydı.

Ay tozu.

Yüreğim
deli gibi
çarpmaya başladı.
Elimi uzatıp küreği yavaşça tuttum,çok
hafifti,hemen hemen
ağırlıksız gibi.Üstündeki toz yüz pudrası gibiydi.Derimin üstüne,ikinci
bir deri
gibi incecik bir gümüş tabakası kaldı.Ayı kendi derimin üstünde
gördüğümde neler
duyduğumu anlatmak çok güç.
Zaman ve boşluk içinde yayılma duygusuydu belki,ya da erişilemeze erişerek
sonsuzluk
kavramının ta kendisini yakalamıştım.Bunları şimdi düşünüyorum,o anda
hiçbirşey
düşünemedim.

Şimdi bile,kendimi elinde kürek sanki bir düşün içinde öylece
kalakaldığım.Adamın
sabırsızlanmaya başladığını bile ayrımsamadım o ara.Sonunda anladığımda
küreği
geri verdim.

"Teşekkürler"diye mırıldandım."Artı k tozu alabilir miyim?"Birden soğuklaştı:"Ne
tozu?"."Bana söz
verdiğin ay tozunu..."." Aldınız ya"diye karşılık verdi."Dokunmanı za
izin verdim
ya..."Şaka yapıyor sandım.Şaka yapmadığını,küreğe dokundurmakla verdiği
sözü
gerçekten yerine getirdiğine inandığını anlayabilmem için bir kaç dakika geçti,yıllardan uzun gibi görünen dakikalar.

Yoksullara bir dükkan vitrinindeki değerli taşı taşı gösterdiklerinde ya da
katılamayacakları bir şöleni uzaktan seyrettirdiklerinde yaptıkları bu
işte.Şaşkınlığımdan,kederimden, tutmadığı sözü bir tokat gibi suratına
patlatmak,kötü lüğünden dolayı ona hiç değilse sitem etmek aklıma
gelmedi.

Tek düşüncem:Bu yaptığının çok acımasızca olduğuna onu nasıl
inandırabilirim?İş te bu
umutla ona yalvarmaya başladım,ayın bir parçasını istemediğimi, yalnızca önceden
söz verdiği ay tozundan bir lokmacık istediğimi anlattım uzun
uzadıya.Kendisinde
ne kadar çok vardı,dolaptaki her şey ay tozu kaplıydı,bunun bir
tutamcığını alıp
bir kağıdın üstüne ya da ne bileyim benim derim olmayan herhangi bir
şeyin içine
toplamama izin verse; yıllar yılı karşıma alıp bakabilsem kendi ayıma...

Öteden beri düşlediğim bir şeydi,o da biliyordu bunu,kapris yapmadığımı çok iyi biliyordu.Ama ben yalvarıp yakardukça o sertleşti,ağzını açmadan soğuk
soğuk
baktı durdu bana.Sonra gene hiçbirşey demeden dolabı kilitledi ve odadan çıktı.

Olduğum yerde durakalmış avucumdaki ay tozuna
bakıyordum.İşte
elimde,avucumun içindeydi ay,ama onu nereye koyacağımı,nasıl
saklayacağımı
bilemiyordum. En hafif bir dokunuş yok edecekti onu.

Boş yere kafa yordum,bir çözüm aradım yitirmemek için elimdekini.Oysa kafam
bir sis
bulutunun içindeydi sanki ve bu sis bulutunun içinden bir tek cümle
yinelenip
duruyordu."Yü zümden pudrayı silmek gibi bir şey olur bu.Neyle silersem
sileyim
yok olacak".Korkunç bir işkenceydi.

Gülünç bir dilenme açılışında kalmış olan gümüşle örtülü elime son bir kez daha baktım,boğazımda yumrulaşmış ağlama isteğini yuttum,acı acı
gülümsedim.Ay taa
çok uzaklardan gelmiş,derime konmuştu ve ben onu sıyırıp atmak
üzereydim.Bir
daha hiç almamacasına.İ steseydim bile böyle avucum açık,hiçbir şeye
dokunmadan
kalamazdım.

Er ya da geç parmaklarım bir şeye sürünecekti,anlı yorsun ya ve her şey
boşlukta yok
olan duman gibi uçup gidecekti.Acı masız bir aptalın acımasız şakası
yüzünden!

Kızgınlıkla yumruğumu sıktım.Yeniden açtım.
Artık avucumun içinde görebildiğim
tek şey
kirli,karmaşık ince ince çizgilerden örülmüş bir tür ağdı.Dolap kapısına sildim
elimi.Yapışkan bir iz bıraktı,upuzun bir göz yaşının izi gibi.

Evden ayrıldığımda ay ışığı vardı,geceyi bembeyaz aydınlatmıştı.Dolu gözlerle
bir süre
baktım ona,düşündüm ki,temiz ve ak birşeyler var olmaya görsün,onu hemen kirletecek birileri çıkar.Sonra gene düşündüm:

Neden?

Peki,neden?
Otele döndüğümde musluğu açıp elimi altına tuttum.Koyu renk bir sıvı
aktı,lavabonun
içinde şöyle bir dolandıktan sonra delikten gitti...

Oriana
Fallaci


Mango agacıgın hikayesi [Puan:0 | Katılımcı:0 (Hit:97)]
Georg Bernhard Shaw [Puan:0 | Katılımcı:0 (Hit:183)]
Özel bir aşk mitosu mis kokulu saçlar [Puan:0 | Katılımcı:0 (Hit:270)]
Şeytanı üzen köprü [Puan:0 | Katılımcı:0 (Hit:215)]
EDEP [Puan:0 | Katılımcı:0 (Hit:252)]

Ask..(Sıcak Bir Hikaye) [Puan:10 | Katılımcı:3 (Hit:9991)]
Ders Veren Hikayeler(Fabllar) [Puan:6 | Katılımcı:4 (Hit:1553)]
Ders Veren Anektod [Puan:0 | Katılımcı:0 (Hit:943)]
Bektasi ve Mevlana'dan Super Ders [Puan:0 | Katılımcı:0 (Hit:863)]
Anlam Dolu, Ders Veren 3 Hikaye(Çok Guzel) [Puan:0 | Katılımcı:0 (Hit:848)]

Bu meatiyel için Henüz Yorum Yapılmamış, İlk yorumu siz Yapın!
isim Zorunlu Alan! 
Mail Zorunlu Alan! 
Yorumunuz Zorunlu Alan! 
Kalan Karekter.
Resim Onayı Zorunlu Alan! 

 
Yararlı Linkler
  • Malmıyımneyim
  • 50 Tl ye web sitesi
  •  
     
     
     
      AhmBay © 2008 | Render: 0.029 s. | iletisim