|
| Beni Almadan Nereye:) - Fıkralar Haberler, Yazılar, Fıkralar |
| AnaSayfa > Fıkralar > Beni Almadan Nereye:) | |
| | Kategori | : Fıkralar | | Gönderen | : fatos | | Tarih | : 2010-04-14 | | Puan | : 0 | Katılımcı : 0 | | Okunma | : 191 | | | | | |
| |
,
BEN DE GELİYORUM
İlkokula yeni başlayan Ahmet isminde bir çocuk, okulun ilk günü okula gelir.
Öğrencinin her tarafı yara bere içindedir. Çocuğun sınıf öğretmeni sorar:
- "Ahmet ne oldu sana?" Ahmet cevap verir:
- "Babam dövdü" der. Öğretmeni ise:
- "Niye dövdü oğlum" diye sorunca Ahmet açıklar:
- "Valla bilmiyorum hocam. Gece olunca evde kardeşlerimle uyumak için
odalarımıza girdik. Kardeşlerim yatağa girer girmez uyudular. Benim uykum
gelmediği için uyuyamadım. Biraz zaman geçtikten sonra babam odamızın
kapısını açtı ve çok yavaş şekilde tek tek hepimize seslendi. Ali uyudun mu?
dedi, Ali'den ses çıkmadı. Veli uyudun mu? dedi, Veli'den de ses çıkmadı.
Belli ki uyumuşlardı. En son bana seslendi ve Ahmet uyudun mu? dedi. Ben de
yok baba uyumadım dedim. Bunun üzerine babam beni kaldırıp dövdü." Bunun
üzerine hoca Ahmet'e şöyle bir tavsiyede bulunur:
- "Bak Ahmet, bu gibi durumlarda uyumasan da ses çıkarmaman gerekir" der.
Ahmet ise:
- "Tamam hocam" diyerek evine döner. Ama ertesi gün daha kötü dövülmüş
olarak okula gelir. Bunu gören hoca merakla Ahmet'in yanına gider ve Ahmet'e
sorar:
- "Ahmet ne oldu sana?" Ahmet ise hocasına cevap verir:
- "Babam dövdü."
- Niye dövdü oğlum?"
- "Valla bilmiyorum hocam. Gece olunca her zamanki gibi evde kardeşlerimle
uyumak için odalarımıza girdik. Kardeşlerim yatağa girer girmez uyudular.
Benim uykum gelmediği için uyuyamadım. Biraz zaman geçtikten sonra babam
odamızın kapısını açtı ve çok yavaş şekilde tek tek hepimize seslendi. Ali
uyudun mu? dedi, Ali'den ses çıkmadı. Veli uyudun mu? dedi, Veli'den de ses
çıkmadı. Belli ki uyumuşlardı. En son bana seslendi ve Ahmet uyudun mu? dedi
Ben de uyumamıştım ama sizin söylediğiniz gibi hiç ses çıkarmadım. Babam
odamızın kapısını kapattı ve gitti. Hemen sonra annemle babamın kıkırdaşıp
gülüştüklerini duymaya başladım. Bir süre sonra sesler azaldı. Biraz daha
zaman geçtikten sonra annem babama, ben geliyorum dedi. Babam anneme ben de
geliyorum deyince, ben de hemen odadan çıkarak onların yatak odalarının
önüne gittim ve kapının önünden seslenerek, beni almadan nereye
gidiyorsunuz? Ben de geliyorum dedim.
IŞIK
İki genç kız konuşmaktadırlar. Biri diğerine:
- "Dün sevgilimle çok güzel bir gece geçirdim." deyince diğeri şaşırır:
- "Sevgilinle mi? Hani onu bırakacaktın?"
- "Evet öyle. Ben de artık her şeyin bittiğini söylemek için onu eve
çağırdım. İçeri girer girmez bana sarılıp beni yatağa uzattı ve üzerime
çıkarak dudaklarını dudaklarıma yapıştırdı ve vücudumu okşamaya başladı. Az
sonra ellerini göğüslerimden aşağıya kaydırdı. Eteğimin altına soktu. Yukarı
çıkmaya başladı. Elini külotumun içine daldırıp organımı avuçladı ve
okşamaya başladı. Sonrada her zamanki gibi fermuarını indirip kocaman
aletini çıkararak bacaklarımın arasına girdi. Tam o sırada dayanamadım ve
Artık seni görmek istemiyorum" diye bağırdım.
- Sonra?
- Sonra mı? Kalktı ışığı söndürdü.
KADINLIĞINI HİSSETMEK
Atlantik seferini yapmakta olan bir yolcu uçağı havada şiddetli bir
fırtınaya yakalanır. Şiddetli yağmur, gök gürültüsü ve şimşekler derken uçak
dengesini kaybetmeye başlar. Yolcular feryat etmektedir. Herkes artık uçağın
düşmek üzere olduğundan ve son dakikalarını yaşadıklarından emindir. Uçak
bir kez daha sarsılırken arka sıralardan bir kadın ayağa fırlar ve bağırır:
Artık dayanamayacağım. Burada oturup koltuğa bağlı şekilde, bir hayvan gibi
ölmeyi bekleyemem. Öleceksem, bari kadınlığımı hissederek öleyim. Aranızda
bana kadınlığımı son bir kez tattıracak bir erkek var mı?" Ön sıralardan bir
el kalkar ve kadın ele doğru yürür. Kadın yaklaşırken, adam da üstündeki
gömleği çıkarır. Fırtınadan gidip gelen ışık aralarında kadın, erkeğin kaslı
üçgen vücudunu seçer. Sonra erkek ayağa kalkar ve kadının tam önünde durur
ve: "Ölmeden önce sana kadınlığını ben tattırabilirim. Hala istiyor musun?"
der. Kadın bir erkeğin vücuduna, bir gözlerinin içine bakar ve hemen
eteğiyle külotunu indirip adamın önünde diz çöker. Sonra da heyecanla adamın
pantolonunun fermuarını indirir ve elini adamın külotuna sokar ve külottan
adamın sikini çıkararak sapından kavrar ve okşamaya başlar. Artık
sabırsızlanır ve hevesle: "Evet, istiyorum" diye cevap verir. Bunun üzerine
erkek elindeki gömleği kadına uzatır ve şöyle der:
- Pekala, öyleyse şunu ütüle bakalım!
BU ZATEN BİZİM KÖYDEN DEĞİL
İkinci Dünya savaşı sırasında Hitler ve askerleri Polonya'da bir köye
girerler ve köy halkını meydanda toplarlar. Köylüyü kurşuna dizeceklerdir
ama işi daha eğlenceli hale getirmek için bir yol bulurlar. Köyün
erkeklerini bir tarafa, kadınlarını da başka bir tarafa dizerler. Kadınların
gözlerini bağlarlar ve erkeklerin önce pantolonlarını, sonra da külotlarını
indirirler. Kadınlar erkeklerini siklerini elleyerek tanıyacaklardır.
Kocasını bu yolla bulan kadın ailesini ölümden kurtaracaktır. Kadının birini
çağırırlar ve "başla" derler. Kadın dizili olan erkeklerin sikini sırayla
ellerine alıp yoklamaya başlar:
- "Yok bu değil, bu da değil, bu da değil, bu da değil, tamam işte bu benim
kocam" der ve ailesini kurtarır. Diğer kadını çağırırlar, o da tek tek
sıradaki erkeklerin siklerini gözleri bağlı şekilde eline alarak yoklamaya
başlar:
"Bu değil, bu da değil, bu da değil, işte benim kocam budur" der ve o da
bilerek ailesini kurtarır. Hitler bakar ki olacak gibi değil, gelen bilip
ailesini kurtarıyor, bir puştluk düşünür ve askerin birine pantolonunu ve
külotunu indirmesini ve erkeklerin arasına girmesini söyler. O da emri
uygular. Kadının birini çağırırlar ve o da baştan başlayarak sırayla köy
erkeklerinin sikini eline alıp yoklamaya başlar: "Bu değil, bu da değil, bu
da değil" diye sırayla yoklamaya başlar ve sıra düşman askerine gelir ve
kadın düşman askerinin sikini iyice kavrayıp yoklar ve kararını verir:
- "Bu zaten bizim köyden değil"...
|
| Yorumlar | | Bu meatiyel için Henüz Yorum Yapılmamış, İlk yorumu siz Yapın! | | Yorum Ekle | |
|
|
|