|
| Bulaşık Korkusu+18 - Komik Yazılar +18 Haberler, Yazılar, Fıkralar |
| AnaSayfa > Komik Yazılar +18 > Bulaşık Korkusu+18 | |
| | Kategori | : Komik Yazılar +18 | | Gönderen | : fatos | | Tarih | : 2010-05-05 | | Puan | : 0 | Katılımcı : 0 | | Okunma | : 500 | | | | | |
| |
BULAŞIK
Adamın biri motosiklet almış. Satıcı adama bir kutu krem hediye ederek,
adama "yağmurlu havalarda bunu metallere sürersen pas yapmaz" demiş. Adam
kremi cebine koymuş ve yeni motorunu göstermek için kız arkadaşına gitmiş.
Aksama doğru kız arkadaşı "gel seni bize götürüp ailemle tanıştırayım. Hem
de akşam yemeği yeriz" demiş ve bir de hatırlatmada bulunmuş:
"Yalnız dikkat et bizim evde yemek yerken hiç kimse konuşmaz. Konuşan
bulaşıkları yıkar..."
Adam "dört kişinin bulaşığından ne olacak" diye düşünürken eve girdiklerinde
bir de ne görsün! Dağ, taş her yer bulaşık... Kendi kendine "Ulan bir
konuşursak yandık" demiş... Yemeğe oturmuşlar. Yemek yerken aklına "ben
şimdi bu kızın elini tutsam kimse bir şey diyemez" fikri gelmiş. Kızın elini
tutmuş, kimseden çıt yok. "Bir de dudaklarından öpeyim" demiş ve
sevgilisinin dudaklarına yapışıp ateşli bir şekilde öpmeye başlamış, yine
gene çıt yok... Bundan aşırı cesaret almış ve "olmaya oldu, başlamışken en
iyisi ben bu kızı burada yatırıp sikeyim" demiş, herkesin gözü önünde kızı
yatırıp çırılçıplak soymuş ve kendisi de pantolonunun düğmelerini çözüp
sertleşmiş olan kocaman aletini çıkarmış ve genç kızın bacakları arasına
girerek kızla sevişmeye başlamış ama gene çıt yok... Adam işi iyice
pişkinliğe vurup sevgilisinin oldukça genç ve diri görünen annesine bakmış
ve "bunun annesi de çok güzelmiş, deyip annesinin eteğini yukarı sıyırıp
bir çırpıda külotunu indirmiş ve kızıyla kocasının gözü önünde kadını altına
almış ve düzmeye başlamış. Yine çıt yok... Tam bu sırada dışarıda gök
gürleyip yağmur yağmaya başlamış. Bizimki motoru paslanmasın diye aldığı
kremi cebinden çıkardığı anda, sıranın kendine geldiğini düşünen kızın
babası bağırarak ayağa fırlamış:
- "Tamam tamam. O kremi yerine koy, bulaşıkları ben yıkarım"
BEBEK
Nihayet Mars'a insanlı ilk uzay uçuşu gerçekleşir ve uzay aracı gezegene
iner. Görevli astronot dışarı çıkar ve atmosfer yapısını kontrol eder.
Meğerse Mars'ta da soluk almaya elverişli bir atmosfer vardır. Astronot uzay
elbisesini ve başlığını çıkarır... Burası ormanlarla çevrili yemyeşil bir
vadidir... Bir müddet yürüdükten sonra, cayırın ortasında beyaz çitlerle
çevrilmiş çok şirin bir ev görür. Ön kapıya yönelir ve kapının açık olduğunu
farkedince içeri girer. Kulak kabartınca, mutfak tarafından sesler geldiğini
farkeder, seslerin geldiği tarafa doğru ilerler. O da ne! Astronotun daha
önce hiç görmediği güzellikte sarışın ve çok güzel fizikli bir kadın ocağın
başında durmuş elindeki kepçeyle bir kazanı karıştırmaktadır. Kadın kepçeyle
karıştırdıkça kazandan fokurtular ve buharlar yükselmektedir. Durumu bir
müddet seyreden astronot nihayet konuşmaya başlar:=0D
"Merhaba Marslı... Ben Dünya'dan geliyorum.. Sen burada böyle ne yapıyorsun?
Kadın ona doğru döner ve gülümser:=0D
- "Merhaba dünyalı.. Mars'a hoş geldin.. Gördüğün gibi ben burada bebek
yapıyorum.."=0D
- "Ne? bebek mi yapıyorsun ? Nasıl yani?"=0D
"Bak gör..." der kadın ve kazanı karıştırmaya devam eder... Nihayet
fokurtular iyice yükselince kadın kepçeyi kazana son bir kez daldırır ve
kazanın içinden bir bebek çıkarır... Anlaşılan Marslılar bu şekilde bebek
yapmaktadırlar. Astronot:=0D
- "Çok şaşırtıcı... Ama biz Dünya'da bebekleri böyle yapmayız...." der.
Kadın şaşırarak:=0D
- "Öyle mi?" Peki Dünya'da bebekler nasıl yapılıyor?" diye sorunca
astronotun gözleri parlar:=0D
- "Gel yatak odasına gidelim, sana Dünya'da nasıl bebek yapıldığını
göstereyim..." der. Astronotla Mars'lı kadın yatağa girerler. Yarım saatlik
çok ateşli bir sevişmeden sonra astronot arkasına yaslanınca Mars'lı kadın
şaşkın bakışlarla:=0D
- "Eee, hani bebek nerde?" diye sorunca astronot:=0D
" Bebeğin gelmesi daha dokuz ay alır..." der. Az önceki sevişmeden müthiş
zevk alan ve tekrarını bekleyen kadın, iştahla astronotun aletine gözlerini
diker ve şöyle der:=0D
"Eee, bu kaşığı niye çıkardın o zaman? Tekrar sokup karıştırmaya devam
etsene
ASKERLİK ANILARI=0D
Adamın biri havacı olarak askere gitmiş. Uzun bir eğitim sürecinden sonra
artık sıra aldıkları eğitim gereği atlayışlara gelmiştir ve komutanlarının
emriyle bir sonraki gün yapacakları atlayışa hazırlanırlar. Atlayış gününden
önceki akşam hiç kimse heyecandan uyuyamaz ama, adam herkesin tersine derin
bir uykuya dalar ve bir rüya görür. Rüyasında rahmetli annesini görmüştür.
Annesi adama aynen şöyle der:=0D
- "Oğlum, yarin paraşütle atlayış yapma. Çünkü paraşütün açılmayacak."=0D
Adam sabah bu korkuyla uyanır ama, asker olduğu için bu atlayışları yapmak
zorundadır. Atlayış zamanı gelir ve böylece askerler uçağa binerler ve uçak
havalanır. Komutanın emriyle askerler tek tek atlamaya başlarlar ve en son
olarak uçakta adam ile komutanı kalır. Komutan adama atlamasını söyler ama
adam hala daha gördüğü rüyanın etkisindedir ve komutanına atlayamayacağını
söyler. Komutanı bunun nedenini sorunca adam gördüğü rüyayı komutanına
anlatır. Komutanı gülerek adama:=0D
- "Rüyaya inanılır mı? Der ve paraşütünü çıkarak adama verir. Adamın
paraşütünü de komutan giyer ve böylece paraşütleri değiştirirler. Bunun
üzerine adam rahatlamış bir şekilde uçaktan atlar ve kısa bir süre sonra
paraşütü açılır. Adam derin bir oh çeker ve annesine seslenir:=0D
- "Hani anne paraşütüm açılmayacaktı?" demeye kalmadan yanından hızla biri
geçer. Dönüp baktığında düşen kişi komutanıdır ve komutanına bağırarak:=0D
- "Komutanım nereye?" diye sorar. Komutanı da yanıt verir:=0D
- Ananı s.kmeye...=0D
=0D
|
| Yorumlar | | Bu meatiyel için Henüz Yorum Yapılmamış, İlk yorumu siz Yapın! | | Yorum Ekle | |
|
|
|