|
| Ataturk ve Misyoner Sidika Avar (Banu Avar'ın Annesi) - Hayatın Geçekleri Haberler, Yazılar, Fıkralar |
| AnaSayfa > Hayatın Geçekleri > Ataturk ve Misyoner Sidika Avar (Banu Avar'ın Annesi) | |
| | Kategori | : Hayatın Geçekleri | | Gönderen | : fatos | | Tarih | : 2010-05-25 | | Puan | : 10 | Katılımcı : 2 | | Okunma | : 1272 | | | | | |
| | Atatürk ve misyoner Sidika Avar
Yillar once Izmir Kadinlar Hapishanesi'ndeki mahkum kadinlara aksam dersleri verilmesi kararlastirilmisti. Bir gun milli egitim muduru'nun odasina zayif, ufak-tefek bir genc kiz girdi. "Ben bu dersleri memnuniyetle kabul ederim, efendim," dedi.
Mudur sasirmisti. Karsisindaki genc kiz, okuldan yeni cikmis, ustelik, son derece de hassas bir insana benziyordu.
Mudur bir kez daha hapishanedeki tipleri gozunun onune getirdi. Olacak sey degildi!
Lakin dusuncesini belli etmedi.
"Peki, hoca hanim," dedi. "Bu isle mesgul olacagim."
Iki hafta gecmeden, genc kiz, soguk isiklar altinda hapishane kogusundaki aksam derslerine baslamisti. Isi bittikten sonra, ince pardesusunun yakasini kaldiriyor, sungulu nobetcilerin, zincirli kapilarin arasindan gecerek sokaga cikiyor ve hizli adimlarla evine kosuyordu. Hapishane muduru de, milli egitim muduru gibi, hayretler icinde idi.
O kavgaci, o gecimsiz mahluklar, genc ogretmeni hem sevmeye, hem saymaya baslamislardi. Kadinlar hapishanesinde ilk defa boyle bir hava esiyordu.
Fakat isinde inanilmaz bir basari gosteren kizin, bir sure sonra acayip bir sucla adliyeye goturuldugunu goruyoruz.
Hakkindaki isnat: Misyonerlik.
Gittikce kabaran dosyalar, hep misyoner ogretmenden bahsediyordu.
Neler de neler yapmamisti ki:
Kadinlar hapishanesi derken Kinder Garten Teskilatinda calismalar, cocuklara iyi insan olmak etrafinda bir takim telkinler. Butun bunlar misyonerlik denilen seyden baska ne idi? Is o kadar dallanip budaklandi ki, Ataturk meseleyi merak etmisti.
"Bana misyoner ogretmenin dosyasini getiriniz," dedi.
Butun bir gece o dosyayi inceledikten sonra, ertesi gunu ogretmen [Sidika] Avar'i yanina cagirtti.
Genc ogretmen Ataturk'un karsisina ciktigi vakit bir yaprak gibi titriyordu.
Ataturk, bu ufak-tefek kiza hayretle bakti.
"Misyoner ogretmen sensin, oyle mi?" diye sordu.
Avar sasirmisti. Yavasca, "efendim, ben ogretmen Avar," diye fisildadi.
Ataturk, o zaman genc ogretmene dogru parmagini uzatarak yuksek sesle sunlan soyledi:
"Hayir, sen misyoner Avar'sin. Bana, senin gibi misyonerler lazim."
Ondan sonra da Ataturk fikirlerini acikladi:
"Bir toplum, daha ziyade aile yoluyle, bilhassa kadin yoluyle kazanilabilirdi." Genc ogretmen doguya gidecekti. Oradaki genc kizlar, hatta bunlarin arasinda hic Turkce bilmeyenleri bile toplayacakti. Onlari, bu toplumun potasinda yetistirecekti. Sonra bu cocuklan birer isik huzmesi altinda koylere gonderecekti.
Sozlerinin sonunda:
"Git, memleketin icine gir, dag koylerine, uzan, orada bizden isik bekleyen yarinin annelerini goreceksin, dedi.
Genc ogretmen, ici icine sigmaz bir halde Ataturk'un yanindan cikti.
Iste yillar ve yillardir Avar, dogu illerinden birinde Kiz Enstitusu Mudurlugu'nde bu inanilmaz isle mesguldur.
Simdi Elazig, Tunceli, Bingol cevrelerindeki halk, bu ufacik-tefecik kadindan bir azize gibi bahseder. Onun hakkinda iki yuze yakin mani, masal, ve cocuklarin dilinde sayisiz avar sarkilari vardir. O, yol vermez, gecit tanimaz daglara at sirtinda tirmanir, dag koylerinden, cogu esmer koy kizlarini toplar, onlari kendi ceketine sarip okuluna goturur.
Avar, dogu'da gercekten inanilmaz bir isimdir. Dag tepesindeki koylere bu masal kadini, ogrenci toplamak icin gittigi zaman koyluler,
"Kizimi da gotur, Avar," diye atin uzengisine yapisiyorlar.
Sehre, Avar'in okuluna gelen kizi, bir kere de uc-dort yil sonra gorunuz. Ben, bir insan yaratma mucizesini orada gozlerimle gordum.
Hikmet Feridun Es
Hayat Dergisi 1957
-------------------
Sidika Avar gazeteci Banu Avar'in annesidir.
Kendisinden yukaridaki yazi sayesinde haberdar oldum..
|
| Yorumlar | | Bu meatiyel için Henüz Yorum Yapılmamış, İlk yorumu siz Yapın! | | Yorum Ekle | |
|
|
|