Domat.us , Domatesin yeni adı, Yeni tadı - Beta
AnaSayfa Flash Oyunlar SMS Fıkra Yemek Tarifleri MSN Araçları Canlı TV Yazılar Domates  
 
Kategoriler
 
 
 

 
 
 

AnaSayfa > Hikayeler > Mevlevi ve Bektaşi
Kategori: Hikayeler
Gönderen: fatos
Tarih: 2010-05-30
Puan: 10   Puan:10 | Katılımcı:1 | Katılımcı : 1
Okunma: 366
  
 
1 puan 2 puan 3 puan 4 puan 5 puan 6 puan 7 puan 8 puan 9 puan 10 puan

*Günün birinde yolu bir dergaha düsen kendi halinde bir adam, dergahta, bir
Mevlevi ile bir Bektaşi''nin sohbet ettiklerini görünce yanlarına yaklaşır.
Kendini tanıtır ve dergahı merak ettiğini, nasıl zikir edildiğini izlemek
için geldiğini söyler.
Erenler başlar adama çeşitli nasihatlerde bulunmaya, her biri kendi yolunu
mümkün olan en tatlı dille anlatmaya çalışır.
Adam bir yandan onları dinlerken, bir yandan da gözleri onların giysilerine
takılır.
Mevlevi'nin giydiği kıyafette kollar o kadar geniş ve uzundur ki hem içine
üç kişinin birden kolu sığabilir, hem de uzun olduğu için yalnızca kolları
değil, elleri de kapatmaktadır.
Bektaşi'nin kıyafetinde ise tam tersi bir durum vardır.
Elbisenin kolu daracıktır, neredeyse tene yapışmıştır; üstelik kısa olduğu
için, eller ta bileklere kadar açıktır.
Bu duruma hayret eden adam, sebebini öğrenmek ister.
Büyük merakla, önce Mevlevi'ye sorar:
"Pirim, kıyafetinizin kolları neden o kadar geniş ve uzun; bunun özel bir
sebebi var mı?"
Mevlevi hiç beklemediği bu soru karşısında oldukça şaşırır.
İki kolunu da biraz yukarıya kaldırır, sonra ellerini birleştirerek
kollarını daire sekline getirir ve şöyle der:
"Evet, özel bir sebebi vardır. Çünkü biz insanların günahlarını, ayıplarını,
kusurlarını örteriz. Başkaları görmesin diye üzerini kapatırız."
Yanıttan oldukça hoşnut olan adam ayni merakla bu kez Bektaşi''ye döner:
"Peki ya siz, pirim? Sizin kıyafetinizin kolları neden bu kadar dar ve kısa?

Siz insanların günahları ve ayıplarını örtmez misiniz?"
Bektaşi kendi kollarına bakar, birkaç saniyelik bir dalgınlıktan sonra
gülümser ve adama bakarak şöyle der:
"Biz mi? Bizim geniş kıyafetlere ihtiyacımız yoktur.
Çünkü biz insanların günahlarını ve kusurlarını görmeyiz."

ÖZETLE:
Seveceksen öylece sev.
Ne kusursuz insan ara, ne de insanda kusur.
Birincisini zaten bulamazsın, ikincisinde ise, bulduğun her kusur,
öğrendiğin her ayıp sahibini değil, seni çirkinleştirir. Her ikisi de seni
mutsuz eder. Birincisini bulamadığın için, ikincisini ise bulduğun için
mutsuz olursun...

Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilirler.
[Mevlana]
Yaşam paylaşmakla... Hayat sevince güzel...*






--
KONUŞTUĞUM İÇİN PİŞMAN OLDUM AMA SUSTUĞUM İÇİN PİŞMAN OLMADIM (Hz. Lokman
Hekim)


Mango agacıgın hikayesi [Puan:0 | Katılımcı:0 (Hit:107)]
Georg Bernhard Shaw [Puan:0 | Katılımcı:0 (Hit:186)]
Özel bir aşk mitosu mis kokulu saçlar [Puan:0 | Katılımcı:0 (Hit:273)]
Şeytanı üzen köprü [Puan:0 | Katılımcı:0 (Hit:219)]
EDEP [Puan:0 | Katılımcı:0 (Hit:260)]

Ask..(Sıcak Bir Hikaye) [Puan:10 | Katılımcı:3 (Hit:10008)]
Ders Veren Hikayeler(Fabllar) [Puan:6 | Katılımcı:4 (Hit:1615)]
Ders Veren Anektod [Puan:0 | Katılımcı:0 (Hit:954)]
Binbir gece masalları [Puan:0 | Katılımcı:0 (Hit:872)]
Bektasi ve Mevlana'dan Super Ders [Puan:0 | Katılımcı:0 (Hit:868)]

Bu meatiyel için Henüz Yorum Yapılmamış, İlk yorumu siz Yapın!
isim Zorunlu Alan! 
Mail Zorunlu Alan! 
Yorumunuz Zorunlu Alan! 
Kalan Karekter.
Resim Onayı Zorunlu Alan! 

 
Yararlı Linkler
  • Malmıyımneyim
  • 50 Tl ye web sitesi
  •  
     
     
     
      AhmBay © 2008 | Render: 0.021 s. | iletisim