|
| Kıssalardan Hisseler - Hikayeler Haberler, Yazılar, Fıkralar |
| AnaSayfa > Hikayeler > Kıssalardan Hisseler | |
| | Kategori | : Hikayeler | | Gönderen | : fatos | | Tarih | : 2010-05-30 | | Puan | : 0 | Katılımcı : 0 | | Okunma | : 139 | | | | | |
| | BILIMSEL CARPITMA :)
Greater Idaho Falls Bilim Fuari’nda, bir lise ogrencisi, yore insanlarini hazirladigi projeyi imzalamaya davet etti. Delikanli, “dihydrogen monokside” adli maddenin kullaniminin tumuyle yasaklanmasini, mumkun olmadigi takdirde cok siki kontrolunu istiyordu.
Maddenin zararlarini, duvarlara astigi afisle acikliyordu:
1-Yogun terlemelere ve kusmalara sebep olabilir.
2-Dogaya buyuk zararlar veren asit yagmurlarinin ana unsurudur.
3-Gaz haline gecmis hali, cok ciddi yaniklara sebep olabilir.
4-Kazara solunmasi cigerlere dolmasi olume yol acar.
5-Erozyona yol acar.
6-Otomobil frenlerinin etkiniigini azaltir.
7-Olumcul kanser tumorlerinin hepsinin icinde bulunmustur.
Bir saat icinde tam 50 bilim fuari meraklisi insan delikanlinin kampanya actigi standi ziyaret etti. 43 kisi, yasaklama istegini siddetle desteklediler. 6 kisi kararsiz kaldi.
Sadece bir kisi yasaklanmasi istenen “dihydrogen- monokside" in H2O, yani hayatin cam damari “Su” oldugunu soyledi.
Delikanlinin bu projesi “Ne kadar kolay aldatilabiliyoruz” yarismasinin birincisi ilan edildi...
Delikanli “Kolayca saptirilmis, sacma bilimsel cumleciklerle insanlarin nasil yanlis kosullandirilabildiklerini gostermek istedim” dedi.
COCUK ZEKASI
Dev bir kamyon bir ustgecidin altinda gecerken yukseligi fazla geldigi icin sikismisti; bir turlu oradan cikamiyordu. Polis sorunu cozmek icin hemen kentin en parlak muhendislerini getirtti. Muhendisler yanlarinda getirdikleri bilgisayarlariyla hesaplar yaptilar, saatlerce aralarinda tartisip ugrastilar; ne var ki, bir turlu ustgecide zarar vermeden kamyonu oradan nasil cikaracaklarina karar vermediler.
Uzun suredir onlari izlemekte olan yedi yaslarinda kucuk bir oglan cocugu yanlarina gelip, pantolonunu cekistirdi ve saygili bir ses tonuyla “Bayim” dedi, ”Lastiklerin havasini biraz indirseniz...
Boylece, bacak kadar cocugun akliyla koca problem cozulmus oldu!
MUHENDISLER VE YONETICILER
Buyuk bir sirketin ust duzey yoneticisi, macera icin balonla dolasmaya cikti. Fakat teknik bir ariza nedeniyle balonun yonetimini kaybetti. Balon daglarin, vadilerin uzerinden ucuyor; adam nereye gittigini, nerede oldugunu bilmiyordu. Sonunda kontrolsuz balon yere dogru alcaldi. Asagida bir adam evin bahcesinde gazetesini okuyordu. Balondaki heyecanla bagirarak sordu:
“Afedersiniz, ben neredeyim acaba?”
Yerdeki adam, basini gazetesinden kaldirdi, ona ve balona bakti, sonra da cevap verdi:
“Yerden yaklasik 50 metre yukseklikte, bir balonun icindesiniz!=E2=80=9D
Boyle bir cevabi beklemeyen balondaki adam hem cok sasirdi, hem de sinirlendi. Kizginlikla sordu:
“Siz muhendis misiniz yoksa?”
Asagidaki kisi “evet” dedi. Saskinlikla sordu: “Nereden anladiniz?
“Cok kolay! Ben balonun icinde buyuk bir problemle karsi karsiyayim ve size bir soru soruyorum. Cevabiniz tamamen dogru, ama hicbir ise yaramiyor!”
Muhendis gulumseyerek bagirdi:
“Siz de kesinlikle bir sirket yoneticisi olmalisiniz!” Tahmini dogruydu! Yonetici hayretle sordu:
“Evet. Ama nasil bildiniz?”
“Cunku 50 mere yukseklikte serseri bir balonun icinde yolculuk yapiyorsunuz. Yolunuzu kaybetmissiniz. Balona hakim olamiyorsunuz. Kisacasi, kendi basinizi buyuk bir derde sokmussunuz. Ve kalkip beni sucluyorsunuz!
PAPAZ ILE KARGA
Buyukce bir kilisenin papazi bir kargadan cok dertliymis. Bu karga her gun kilisenin tepesindeki hac isaretine gelir, orayi pisletirmis. Bir gun aklina bir kurnazlik gelmis, bir kaba sarap doldurup hacin altina koymus. Her zamanki gibi karga gelip haca konmus, orada ici sarap dolu kabi gorunce baslamis icmeye. Biraz sonra baslamis sallanmaya, catida yuvarlanmaya. Hemen papaz saklandigi yerden cikip tutuvermis kargayi.
“Yahu!” demis. “Musluman olsan sarap icmezsin, Hiristiyan olsan haci pislemezsin. Sen ne turlu bir varliksin?”
Allah bizi boyle olmaktan korusun. Mevla'miz bizden istikamet uzere olmamizi istiyor. Cunku olumun bizi nerede ve nasil yakalayacagini bilemiyoruz.
DELI
Bir zamanlar, herkesin meczup gozuyle baktigi bir adam vardi ve dilenerek gecinirdi. Kim kendisine birisi buyuk, digeri kucuk iki para uzatsa, hemen kucuk parayi alir ve insanlarin gulmesine neden olurdu.
Bir gun, yine ayni sey oldu ve kendisine uzatilan iki paradan kucugunu aldi. Bunun uzerine sadakayi veren adam sordu:
“Sen aslinda hic de saf birine benzemiyorsun. Ama neden hep kucuk parayi alip da insanlari kendine gulduruyorsun? Buyuk parayi alsan, hem daha cok paran olur, hem de insanlar seninle alay etmezler.”
Adam, meczubun cevabini omru boyunca unutamayacakti:
“Haklisin. Ama hep buyuk parayi alsam, bu defa insanlar bana sadaka vermeyi birakacaklar. Ben de sadakadan mahrum kalacagim.
Diyecegim o ki, eger yaptigin akillica bir isse, meczup gorunmekten korkmamalisin."
HADDI ASMAK
Bir gun adamin biri Hz. Suleyman'a (a.s.)'ya geldi: - Ya Suleymanne olur dua et de ben hayvanlarin dilinden anlayayim ve bundan kendime hisseler cikartarak daha iyi bir insan olayim. dedi. Hz. Suleyman(a.s.): - Yuru isine git, kaldiramayacagin bir yukun altina girmeye calisma, bu halin senin icin daha hayirlidir. dedi. Fakat adam dinlemedi israr etti: - "Ya Suleyman ne olur hic degilse kapimda yatan kopekle horozun dilini anlayayim." dedi. Suleyman (a.s.) her ne kadar bundan vazgecmesi icin calistiysa da adam israr etti. Bunun uzerine Suleyman (a.s.) ona dua etti. Adam sevinerek evine dondu. Ertesi sabah hizmetcisi sofrayi kurarken bir parca ekmek firlayip dustu. Horoz kosarak bunu kapti. Kopek buna kizdi: - Be horoz bu yaptigin dogru mu? Sen bugday da yiyebilirsin arpa da. Misir da yiyebilirsin, kucuk taneleri de. Bense ekmekten baska bir sey yiyemem, neden benim rizkimi kapiyorsun? dedi. Horoz cevap verdi: - Haklisin fakat hic tasalanma yarin bizim
efendinin esegi olecek, sen de boylece karnini iyice doyuracaksin. dedi. Bunu duyan adam hemen esegi pazara goturerek satti. Ertesi sabah da bakalim kopekle horoz ne konusacaklar diye onlarin yanina geldi. Kopek horoza sitem ediyor: - Yahu horoz hani esek olecekti, biz de karnimizi doyuracaktik. diyordun. Horoz: - Esek olmeye oldu lakin baska yerde. Cunku sahibim onu satti. Fakat hic merak etme yarin at olecek, o zaman da daha buyuk bir ziyafete konacaksin. dedi.
Bunu duyan adam hemen ahira kostu, ati aldigi gibi pazara goturup satti. Sevinerek evine dondu: - Bu hayvanlarin dilini ogrenmem cok iyi oldu. Boylece zarardan kurtuldum" diye dusunuyordu.
Ertesi sabah yine acaba ne konusacaklar diye kopekle horozun yanina gitti. Kopek yine horoza sitem ediyor, duruyordu:
- Yahu horoz bu sefer de dedigin olmadi, yoksa sen de mi yalana basladin. dedi.
Horoz:
- Hayir ben yalan soylemedim at olecekti lakin sahibimiz onu da satti. Fakat merak etme, yarin sahibimizin cok degerli kolesi olecek o zaman onun hayrina yemekler, helvalar verilecek hepimiz doyacagiz. dedi.
Bunu duyan adam o gun hic beklemeden, kolesini goturup satti:
- Bu horozla kopegin dilini ogrenmem iyi oldu. Boylece bircok zarardan kurtuldum. diye dusunerek sevindi ve ertesi gun yine kopekle horozun yanina kostu. Ikisi yine konusuyorlardi. Kopek bu sefer cok kizgindi:
- Yalanci horoz, hani kole olecek, bu sayede karnimiz doyacakti, gunlerden beri yalanlarinla avutuyorsun, bu sana yakisir mi?
Horoz:
- Ben yalanci degilim ve yalan soylemem, diye basladi. Kole oldu fakat burada degil, baska yerde. Cunku sahibimiz onu satti. Fakat hic iyi etmedi. Cunku bu sefer sira kendine geldi. Zira ilkin kaza, bela esege gelecek, boylece sahibimiz beladan- kazadan kurtulmus olacakti.
Esegi satinca, onun yerine ata geldi, ati da satinca, koleye geldi.
Koleyi de satinca bela ona gelecek. Sira onda, yarin sahibimiz olecek, o sayede hepimiz doyacagiz. dedi.
Bunu duyan adam ah vah etti, basina vurdu fakat is isten gecmisti. Boylece tamahkarligin cezasini hayatiyla odedi.
|
| Yorumlar | | Bu meatiyel için Henüz Yorum Yapılmamış, İlk yorumu siz Yapın! | | Yorum Ekle | |
|
|
|