|
| Prag'daki 600 Yıllık Saat'in Hikayesi - Hikayeler Haberler, Yazılar, Fıkralar |
| AnaSayfa > Hikayeler > Prag'daki 600 Yıllık Saat'in Hikayesi | |
| | Kategori | : Hikayeler | | Gönderen | : fatos | | Tarih | : 2010-10-19 | | Puan | : 0 | Katılımcı : 0 | | Okunma | : 462 | | | | | |
| | Prag meydanındaki astronomik saatin hikayesi
Prag’ta, Eski Şehir Meydanı’nda, yani şehrin tam kalbindedir Saat Kulesi. Bu
meydan bir çok kişiyi geçmişin izlerinde bir yolculuğa çıkarır.
İşte bu meydandaki meşhur saati, 15.yy sonlarında Charles Üniversitesi’nde
profesör olan Hunuş Usta yapmıştır. Amacı, Kutna Hora şehrindeki Kemikli
Kilise’de olduğu gibi insanlara bir mesaj vermektir. “Herkes bir gün geldiği
yere geri dönecek yani elbet bir gün toprakla özleşip ölecek!”
Saati yapar yapmaz dünyanın en önemli adamı haline gelir. Kral’dan daha fazla
adı duyulmaya başlar çünkü, Avrupa’nın her yerinden insanlar Prag’a sadece ve
sadece saati görmeye gelir. Zamanla Hunuş Usta’ya başka ülkelerden de teklifler
gelir, fakat Hunuş usta bu teklifleri reddeder. Zamanla bu teklifler Kral’ın
kulağına kadar gider ve Kral, Hunuş Usta’nın saati başka bir yere de yapmasını
önlemek için onun gözlerine mil çektirir. Kör olan Hunuş Usta da kendini saatin
mekanizmasına bırakarak intihar eder. Asıl amacı saati bozmaktır, saati bozarak
intikamını alır. Saati 50 yıl kadar çalıştıramazlar, daha sonra başka bir saat
ustası onarır.
Hunuş Usta’nın saati, Güneş’in, Dünya’nın ve Ay’ın konumlarını gösteren
astronomik bir saattir. Saatin dış tarafındaki rakamlar İbranice’dir. Bu Babil
saatini göstermektedir. Hunuş Usta, (saati Eski Şehir Meydanı’na yaptığından,
meydanın bir paraleli de Yahudi mahallesi olduğundan) Yahudilerin nüfusunun
fazla olduğu bir bölgede onları ezmemiş, onlara da bir jest yapmış ve Babil
saatini de kendi saatine eklemiştir.
Saatin etrafında 4 tane kukla vardır. Bu kuklalar insanlara neleri yapmamaları
gerektiğini anlatır. Soldan en baştaki, elindeki aynayla kendine bakar;
“kendini beğenmişliği” sembolize eder. Onun yanındaki kukla, elinde altın
torbası olan bir Yahudi’dir; “cimriliği” sembolize eder. Bir yandaki kukla ise
iskelettir; “yaşama karşı isteksizliği” anlatır. Sonuncu kukla, elinde
mandoline benzer bir müzik aleti bulunan ve Türk’e benzetilen adam da; “gece
hayatına ve sefahate düşkünlüğü” anlatır. Kısacası bu kuklalar, kendini
beğenmiş, cimri, yaşama karşı isteksiz ve sefahate düşkün olmayın der.
Saatin altında da insanlara yapmaları gerekenleri anlatan 4 kukla vardır. Bu
kuklalar da, bilime, adalete, astronomiye ve eğitime önem verme konusunda
bizleri uyarır.
Her saat başı, İsa’nın 12 havarisi de pencerenin önünden geçerek ufak bir
gösteri yapar. Horozun ötmesiyle gösteri biter.
|
| Yorumlar | | Bu meatiyel için Henüz Yorum Yapılmamış, İlk yorumu siz Yapın! | | Yorum Ekle | |
|
|
|