Tavuk, çayırda otlayan ineğe gitmiş: "Merhaba inek hanım!" İnek,
tavuğun kendisine, merhaba demesini yadırgamış:
"Hayrola?"
"Size, ortaklık teklif etsem, ne dersiniz?"
İnek, ne kadar inek olsa da, bir işi [?]reddedecek kadar inek olmadığından,
inekleşmemiş:
"Söyle bakalım, ne iş bu?"
"Sizinle sucuklu yumurta yapalım, insanlar sucuklu yumurtaya bayılır!"
İneğin aklı yatmış, tavuk ortaklık şartlarını sıralamış:
"Bana münasip bir yerde folluk gösterin, gidip yumurtalarımı folluğa
doldurayım!"
Birkaç gün sonra, tavuk, bir küfe yumurtayla çıkagelmiş, inek memnun, yalnız
tavuğun yanındaki eli bıçaklı adamı gözü tutmamış:
"Ortak, bu adam kim?
"Kasap, sucuklu yumurta için... Sizi kesecek, sucuk yapacak, benim de
yumurtalarım var, ortaklık tamam!"
İnek ayılır gibi olmuş:
"Bu ortaklık benim canıma mal olacak galiba!"
"Maalesef inek hazretleri, amacımız, insanlara bol, lezzetli ve
şişmanlatmayan sucuklu yumurta yedirmek, değim mi? Hadi, lütfen kendinizi
sayın kasaba teslim ediniz!"
*Şimdi buna, kalkınmış ülkelerle, kalkınmamış ülkeler arasında, ekonomik
işbirliği anlaşması diyebilir misiniz?
*
* * *
"Cambaz"ın değişik anlamı vardır, at üstünde, tel üstünde gösteri yapanlara
da cambaz denir, özellikle hayvan pazarlarındaki pazarlıkçılara da cambaz,
denir.
Cambazın biri, eşeği yularından çekip gelmiş, bir cambaz yanaşmış:
"Kaça bu eşek?"
"Bin lira!"
"Aldım gitti, ver elini helalleşelim!"
Birkaç kişi alıcının kulağına fısıldamış:
"Yahu görmüyor musun, bu eşek topal; onun için ucuza verdi!"
"O eşek topal değil, tırnağının arasına taş kaçmış, topal sanıp ucuza elden
çıkarmağa bakıyor!"
Eşeği satana koşmuşlar:
"Yahu bu topal değilmiş, tırnağına taş kaçmış!"
Satıcı gülmüş:
"Eşek topal olmasına topal da, öyle sansınlar diye taşı tırnağına ben
koydum!"
Alıcıya koşmuşlar:
"Yahu bu eşek gerçekten topalmış, taşı o koymuş. Seni de kandırdı, parayı
aldı!"
Alıcı dövünmeğe başlamış:
"Vay namussuz; eğer verdiğim para sahte olmasaydı, beni kazıklayacaktı!"
*Bunun adına serbest piyasa da "alışveriş" diyorlar mı?
*
* * *
Aslan, eşek ve tilki ava çıkmışlar; bir geyiği vurup gelmişler. Aslan
emretmiş:
"Şunu pay edin!"
Eşek avı üç eşit parçaya bölmüş, herkesin payını vermiş; ama aslan
beğenmemiş:
"Hani benim aslan payım!"
Eşek, eşekliğinden olacak anlamamış:
"Ne demek aslan payı!"
Aslan bir pençede eşeği parçalamış, sonra, tilkiye dönmüş:
"Hadi, sen pay et!"
"Efendim sizin olduğunuz yerde pay etmek ne demek? Hepsi sizin, buyurun
afiyetle yiyin!"
Aslan hayretle sormuş:
"Sen bunu kimden öğrendin?"
Tilki cansız yatan eşeği göstermiş:
*"Adına da sosyal adalet diyorlar..."*
|