Domat.us , Domatesin yeni adı, Yeni tadı - Beta
AnaSayfa Flash Oyunlar SMS Fıkra Yemek Tarifleri MSN Araçları Canlı TV Yazılar Domates  
 
Kategoriler
 
 
 

 
 
 

AnaSayfa > Hikayeler > Kuş tüyü öğütler
Kategori: Hikayeler
Gönderen: Admin
Tarih: 2011-03-21
Puan: 0   Puan:0 | Katılımcı:0 | Katılımcı : 0
Okunma: 394
  
 
1 puan 2 puan 3 puan 4 puan 5 puan 6 puan 7 puan 8 puan 9 puan 10 puan

Gözünü bu satırlardan bir an kaldır ve kuş tüyünün düşüşünü hayal et.. Hem
havada asılı kalıyor, hem iniyor gibidir... Çok uzaktan geliyor gibi ama çok
yakın gibi durur.

Gökten yere düştüğü halde, düştüğünü hissettirmez sana kuş tüyü... Belki de hiç
düşmez kuş tüyü. Hayır, hayır düşüyor değildir. Belki...de kendisi yere doğru
inmeyi, yere konmayı tercih ediyor gibidir. Hani yağmur gibi... Düşüyor değil
indiriliyor. Öyle ki, bir kuş tüyünün inişini seyrederken, sayısız göklerden
sayısız tüylerin düştüğü duygusuna kapılırsın, kuş tüyü yere indiğinde henüz
düşüşünü tamamlamadığını hissedersin. Doğru; düşmez aslında kuş tüyü, “iner”
gibidir, “indirilir” ve “hep indirilir”. Meleklerden kopmuş gibi, melekler
gibi.. Şimdi de uykun gelir mi kuş tüyünü duyunca? Yoksa uyanır mısın tatlı ve
gerçek bir rüyaya? İşte sana kuş tüyü gibi hafifçe dokunan öğütler... İstersen
bırak düşsün, istersen havada öylece asılı kalsın. Sen bilirsin.

SEVMEYİ ÖĞREN: Sevdikçe varlığının k=C3=A2inatla toplandığını görürsün.
Sevince, kendini kendinden öte taşırsın. Sevince kalbine yeni ve sonsuz
kanatlar takarsın. Sevince, mavi bir deniz olur kalbin; hiç bilmediğin kıyılara
varırsın.

BAĞIŞLAMAYI ÖĞREN: Bağışladıkça dostlarının sayısını onla çarpmış olursun.
Bağışlamak kalbinin yükünü azaltır. Bağışlayınca, kalbine batan dikenler güle
döner. Bağışlayınca önce kendini bağışlamış gibi olursun, nefretin ve kinin
yükünü omzundan atarsın.

PİŞMANLIK DUYMAKTAN KORKMA: Pişmanlığını itiraf ettikçe hatalarının küçük,
anlaşılır ve bağışlanabilir parçalara bölebildiğini görürsün. Pişmanlık
sancısını göze aldığın sürece, hatadan dönmenin lezzetini de yaşamaya
başlarsın. Pişmanlık içtenliğin sınamasıdır. İçtenliği olmayanlar pişman
olamazlar. Pişman olmayanlar içtenlik kazanamazlar.

HATIRLAMAYI ÖĞREN: Hatırladıkça, sevgilerinin karekökünü bulup, onlardan hüznü
çıkardığını fark edersin. Hele de çocukluğunu çok hatırla ki, hiç endişesiz
mutlu olduğun anları yeniden yaşa. Mutlu olmayı beceremeyen biz büyüklere
içimizdeki çocuk mutluluğun sadelik ve hırssızlıkla ilgili olduğunu fısıldar.
Dur ve dinle çocuğunu.

DEĞER VERMESİNİ ÖĞREN: Değer verdikçe sevgilerin küpünü bulup, onları
mutlulukla çarpabildiğini görürsün. Değer vermeden geçirdiğin günün güneşi hiç
doğmamış gibidir. Değerini bilmediğin eşyaya hiç sahip olmamış gibisindir.
Değerini bilmediğin dostların sana göre hiç yaşamamış gibidir. Değer vermesini
öğrendiğinde, hayatın sahihleştiğini fark edersin. Daha yavaş yürürsün ama
adımlarını yere sıkı basarsın.

İLTİFAT ETMESİNİ ÖĞREN: İltifat ettikçe, insanlarla arandaki en kısa mesafenin
bir tebessümün resmettiği eğri bir çizgi olduğunu görürsün. İltifat etmek yalan
konuşmak demek değildir. İltifat, muhatabının görmek istediğin yere ulaşması ve
oradan öte geçmesi için temennide bulunmaktır.

ÖZÜR DİLEMESİNİ ÖĞREN: Özür diledikçe nefretin ve öfkenin sonsuza bölündüğünü,
böylece dargınlıkların limit sıfıra giderken yok olduğunu fark edersin. Ayrıca
bak: “Pişmanlık duymaktan korkma” öğüdü.

ARA SIRA HÜZÜNLEN: Hüznün kalbine dokunmasına izin ver. Böylece bütün
mutlulukların ve zevklerin sonunda ayrılık çizgisine teğet geçip geri döndüğünü
görürsün. Hepimiz ayrılıkların kuşattığı bir adada şimdilik yaşayan fanileriz.
Hüzün, faniliğin ince sızısını kalbine hissettirdiği için, seni ebediyete komşu
eder. Hüznünü öldürürsen ölümü anlayamadığın gibi hayatı da anlayamazsın.

VE BİR GÜN ÖLECEĞİNİ BİL: Kesinlikle öleceksin ve öldüğün gün anlayacaksın ki,
yaşadığın hayat, paydası sonsuzluk olan basit bir kesirden ibaretmiş. Kesrin
payında ne olursa olsun, ne kadar çok şey biriktirmiş olursan ol, hepsi son
işlemde sıfıra eşitlenir. Kesrin üzerine, yani bu dünyaya, sonsuzluk cinsinden
bir şeyler koyman gerekiyor. Yoksa “elde var sıfır”

HER GÜN YENİDEN UYAN: Uyanmayı sadece gözünü açmak olarak bilen için, bir şafak
vakti ne kadar da sıradandır. Hayranlık duygusunu her gece iki göz kapağının
ardına sakladığı gözleri gibi her daim uykuda bırakan için, bir gün doğumu
“sabahın körü” olasıca karanlıktır. Kulluk heyecanını avucunda tutamadığı bir
kor gibi savurup söndüren için, bir seher vakti eğreti ve tanımsız bir
vakitsizliktir. Haydi, aç gözlerini... Aç gönlünü... Şimdi ve burada var
olduğunu fark et. Var edildiğini fark et. Buraya, bu sabaha bir insan olarak
gönderildiğini bil. Bu sabahın senin için, sana özel olarak yaratıldığını fark
et. Uyan... Güneş senin için doğuyor...

Bir zamanlar uzaklarda bir ülkede çok yakışıklı bir prens yaşarmışBir zamanlar uzaklarda bir ülkede çok yakışıklı bir prens yaşarmış.... [Puan:0 | Katılımcı:0 (Hit:173)]
Eski zamanlardan kalma bir hikaye [Puan:0 | Katılımcı:0 (Hit:258)]
Mango agacıgın hikayesi [Puan:0 | Katılımcı:0 (Hit:262)]
Georg Bernhard Shaw [Puan:0 | Katılımcı:0 (Hit:281)]
Özel bir aşk mitosu mis kokulu saçlar [Puan:0 | Katılımcı:0 (Hit:383)]

Ask..(Sıcak Bir Hikaye) [Puan:10 | Katılımcı:3 (Hit:10415)]
Ders Veren Hikayeler(Fabllar) [Puan:7 | Katılımcı:6 (Hit:2712)]
Binbir gece masalları [Puan:0 | Katılımcı:0 (Hit:1541)]
Anlam Dolu, Ders Veren 3 Hikaye(Çok Guzel) [Puan:0 | Katılımcı:0 (Hit:1249)]
Ders Veren Anektod [Puan:0 | Katılımcı:0 (Hit:1215)]

Bu meatiyel için Henüz Yorum Yapılmamış, İlk yorumu siz Yapın!
isim Zorunlu Alan! 
Mail Zorunlu Alan! 
Yorumunuz Zorunlu Alan! 
Kalan Karekter.
Resim Onayı Zorunlu Alan! 

 
Yararlı Linkler
  • Malmıyımneyim
  • 50 Tl ye web sitesi
  •  
     
     
     
      AhmBay © 2008 | Render: 0.015 s. | iletisim