|
| 16-Mart Çanakkale sehitler günü - Bilgi Bankası Haberler, Yazılar, Fıkralar |
| AnaSayfa > Bilgi Bankası > 16-Mart Çanakkale sehitler günü | |
| | Kategori | : Bilgi Bankası | | Gönderen | : Admin | | Tarih | : 2011-03-25 | | Puan | : 0 | Katılımcı : 0 | | Okunma | : 285 | | | | | |
| | *KOLUMU KESİVER KOMUTANIM(Hatıra-Çanakkale):** Çanakkale savaşlarına kumanda
etmiş bir subay anlatır;*
* "Çanakkale savaşının devam ettiği günlerden birindeyiz. O gün akşama
kadar devam eden muharebe, bu nispetsiz üstünlüğe rağmen yine zaferimizle
neticelenmek üzereydi. Gözetleme yerinde muharebenin son safhasını heyecan
içinde takip ediyordum. Mehmetçiklerin "Allah...Allah..."nidaları ufku
titretiyor, korkunç bir medeniyetin bütün heybetini temsil eden top
seslerini bile bu müthiş haykırışlar bastırıyordu.*
* Bir aralık yanımda bir ayak sesi duyar gibi oldum. Geriye dönünce Ali
Çavuş ile karşılaştım. Sapsarı olmuş, yüzünden müthiş bir ıstırap
okunuyordu. Daha neyi var demeye kalmadan, o her şeyi anlatmaya yetecek olan
kolunu bana gösterdi. Dehşetle ürperdim. Sol kolu, bileğinin üç parmak
yukarısından hemen tamamen kopacak hale gelmiş, eli yere düşmekten ancak
zayıf bir deri parçası alıkoymaktaydı. Ali Çavuş dişlerini sıkarak
ıstırabını yenmeye çalışıyordu. Sağ elindeki çakıyı bana uzatarak; "Şunu
kesiver kumandanım" dedi. Bu üç kelime öyle müthiş bir istek, öyle bir
mecburiyet ifade ediyordu ki gayri ihtiyari çakıyı aldım ve derinin ucunda
sallanan eli koldan ayırdım. Bu tüyler ürpertici vazifeyi yaparken, bir şey
söylemiş olmak için; "Üzülme Ali Çavuş, Allah vücuduna sağlık versin" diye
mırıldandım. O, yere düşen eline, elsiz kalan vücuduna ve bir de oluk gibi
boşanan kanlara kıymet bile vermiyordu. Gözlerini duman ve ateş içindeki
yurt ufuklarına doğru çevirerek; "feda olsun, vatan sağ olsun..." diye
mırıldandı. Ali Çavuş yalnız elini değil, çok geçmeden hayatını da bu
memleket uğruna, bu mukaddes vatanı korumak yolunda feda etti. Gözlerini
hayata yumarken de aynı kelimeleri tekrarladı; *
* **"VATAN SAĞ OLSUN... ALLAH İMANDAN AYIRMASIN... CANIM VATANA FEDA OLSUN..."*
**
***
BEDELİ ÇANAKKALE'DE ÖDENECEKTİR(Hatıra-Çanakkale): Galatasaray Lisesi'nde
okurken Çanakkale cephesine zabit olarak giden Mehmet Muzaffer Bey
karargahın, lastik ile diğer birtakım malzemeye ihtiyacını temine memur
edilmiş. Karaköy' de bir Yahudi' de istediklerini buldu. Fiyatlar fahişti.
Ama mecburen anlaşmaya varıldı. Lazım gelen parayı almak üzere Erkan-ı
Harbiye'ye gitti. Kaymakam "Ne alınacak" dedi. Muzaffer' in
-"Otomobil ve kamyon lastiği..." cevabını duyunca bir an durdu ve;
-"Bana bak oğlum! Ben askerin ayağına postal, sırtına kaput alacak parayı
bulamıyorum. Sen otomobil lastiğinden bahsediyordun" dedi.
Lüzumlu parayı alamayan Muzaffer selam verip dışarı çıktı. Bu lastikleri
mutlaka almak için çare düşündü. Çareyi bulmuştu. Tüccar Yahudi'nin yanına
giderek;
-"Ödeme muamelesi akşamüstü bitecek. Yarın öğleden evvel vapur kalkıyor,
yetiştirmem lazım. Onun için sabah ezanında geleceğim, malları mutlaka hazır
edin. Ama altın para vermiyorlar, kağıt para verecekler" dedi. Yahudi;
"Peki" dedi.
Ertesi sabah Muzaffer, malzemeyi arabaya yükledi ve Yahudi'ye bir yüzlük
kaime verdi. Malzeme araba ile Sirkeci'den gemiye aktarıldı ve gemi
Çanakkale'ye doğru yola çıktı.
Üç gün sonra Yahudi elindeki yüzlük kaimeyi bozdurmak üzere Osmanlı
Bankasına gitti, bozmadılar. Zira elindeki para sahte idi. Muzaffer, bütün
gece, tedarik ettiği hususi kağıda, çini mürekkebi ve boy aile kaimeyi
gerçeğinden bir bakışta ayırt edemeyecek nefasette taklit etmişti. O devrin
paralarının üzerindeki yazılar arasında bir de şu ibare bulunuyordu; "Bedeli
Dersaadet' de altın olarak ödenecektir".
Muzaffer yaptığı taklit paradaki bu ibareyi şöyle yazmıştı; "BEDELİ
ÇANAKKALE'DE ALTIN OLARAK ÖDENECEKTİR". Onun burada altın dediği, Çanakkale'
de Mehmetçiğin akıttığı, altından kıymetli kanı idi. Yahudi tüccar bunu
mesele yapmadı. Fakat haber bütün İstanbul'da yayıldı. Şehzade Halim Efendi
lalasını gönderip Yahudi tüccardan taklit yüzlük kaimeyi bedelini altın
olarak ödeyip aldı. Çok zarif sedef kakmalı, içi kadifeli mücevher
çekmecesine yerleştirip, İstanbul polis mektebinde ki emniyet müzesine
hediye etti.
Hazırlayan:Sevim B.*
|
| Yorumlar | | Bu meatiyel için Henüz Yorum Yapılmamış, İlk yorumu siz Yapın! | | Yorum Ekle | |
|
|
|