EŞEK, bülbülün yoluna çıkmış, durdurmuş.
- Yahu, kardeş, demiş. Nereye gitsem, hep sen! Herkes bülbül diyor da
başka bir şey demiyor. Yok, en güzel öten senmişsin, yok güle şu dünyada =C3=A2şık
olan tek senmişsin... Hele o güle olan aşkın, hele o!.. Öylesine bir aşk ki bu,
diyorlar. Ne Mecnun’da vardır, ne Ferhat’ta, Kerem’de... Doğru mu?
Bülbül boynunu bükmüş, derin bir iç çekmiş.
- Doğru kardeş, demiş. Doğru!
Eşeği bu kez daha büyük bir şaşkınlık almış mı sana. Kulaklarını eğip,
dudaklarını sarkıtmış:
- Valla’i çok şaştım birader, demiş. Neden dersen, geçende senin o
güllerden birini yedim, hiçbir şeye benzetemedim. Çünkü ne tadı vardı, ne
tuzu...
Ah, insanlar arasında,bülbülü tanımadıkları yetmiyormuş gibi, bir de güle
olan tutkusunu bilmeyen nice nice eşekler yok mudur?
|