Domat.us , Domatesin yeni adı, Yeni tadı - Beta
AnaSayfa Flash Oyunlar SMS Fıkra Yemek Tarifleri MSN Araçları Canlı TV Yazılar Domates  
 
Kategoriler
 
 
 

 
 
 

AnaSayfa > Hayatın Geçekleri > Aşk acısı çok tehlikeli
Kategori: Hayatın Geçekleri
Gönderen: Admin
Tarih: 2011-04-05
Puan: 0   Puan:0 | Katılımcı:0 | Katılımcı : 0
Okunma: 283
  
 
1 puan 2 puan 3 puan 4 puan 5 puan 6 puan 7 puan 8 puan 9 puan 10 puan



Psikiyatrist Doç Dr. Özkan Pektaş, Bloomberg HT’de Gülin Yıldırımkaya’ya
açıkladı...

Aşk acısı çok tehlikeli bir şey bunu 15, 24, 44, 64 diye de sınırlamak mümkün
değil kaç yaşında olursak olalım insan ayrılmaya karar verirken de zorlanıyor.
Kişi sevmese beraber olmak istemese de bir şekilde ilişkiyi bitirmekte
zorlanıyor. Sağlıklı ayrılma süreci nasıl işler, ayrılma zamanı geldiğinde kişi
ne yapmalıdır?

Ayrılık çok ciddi bir konu herkesi çok fazla etkiliyor. Ayrılığın resmi tarafı
boşanma, boşanmada her iki tarafı çok etkileyen özellikle erkeği çok çok
etkileyen bir durumdur. Ayrılık konuşarak olmaz. Son dönemlerde ‘ayrılığı
konuşalım’ söylemi çok popüler fakat ayrılık konuşulmaz. Karşı tarafa ‘seni
artık sevmiyor’ diyeceksiniz o konuşmada karşı tarafta ‘beni sevmiyorsan
başkasını seviyorsun’ diyecek. Siz bu durumda ya dürüst davranıp ‘evet
başkasını seviyorum’ dersiniz, alacağınız cevap; ‘eyvah! Sen bunu nasıl
yaparsın?’dır. Ya da ‘artık seni karım ya da kocam gibi göremiyorum’
diyeceksiniz. Burada da dinamikler işlemeye başlar. İstenmeyen kişi zorla o
evde oturamaz.

Böyle bir durumda ikinci şans talebi de devreye girebilir ve istenmeyen bir
ilişkinin uzun süre devamına da sebep olabilir değil mi?

Ama olmuyor. Eğer orada sizin ruh sağlığınız, hayata bakış açınız eğer dengeli
ise bunu hazmetmeyi bilmeniz gerekiyor. İnsanın en önemli özelliği vedalaşmayı
bilmesidir. Yani her an, her şekilde bir durumdan insan vedalaşabilir. İşten
çıkarılabilirim, ölebilirim, eşimden ayrılabilirim vedalaşmak insanlar içindir.
Beş çocuğum var, şimdi ne olur gibi bahanelere sığınıp vedalaşmamak olmaz. Sizi
sevmeyen bir insanla, size artık eski duygularını beslemeyen bir insanla
beraber olmak sizi inanılmaz derecede deprese edecek, örseleyecektir. Herkesi
seven bir başkası çıkıyor ve vardır. Ayrılıkta elbette acı çekilecek ama bu
ayrılık acısı altı aydan uzun sürmez. Altı aydan sonra hala ayrılık acısı
geçmediyse müdahale edersiniz.

Müdahale nedir? Psikiyatrik tedavi mi?

İlaç, psikoterapi vb. Mesela buradaki sıkıntı şudur; Ben ‘ayrılıyorum’ dedim
ve çektim gittim. Siz iki de bir ‘tekrar beraber olalım mı?’ diyorsunuz. Tam
ben sizi gömecekken siz iki de bire kafanızı çıkarıyorsunuz ve ben o matemi
tamamlayamıyorum doğal olarak bitiremiyorum. Bu noktada siz bana zarar vermeye
başlıyorsunuz. O noktada kişinin kendi disiplini devreye girmeli ve kapıları
kapamalıdır.

Sevgililerin yanında çiftlerin arkadaşları da ilişkileri öldürmüyorlar.

Bazen arkadaşlar şöyle söylerler ‘aa biliyor musun ne yaptı ya da o aslında
seni çok seviyor’ bütün bunlar matem döneminin uzamasına sebep olur.

O zaman içimiz de bir şey bittiyse konuşmaya gerek yok diyorsunuz.

Evet, konuşmaya gerek yoktur. Arkadaş da kalınmaz pek bu durumlarda, arkadaş
kalalım, arada oturup tavla oynayalım ya da çocuğumuz için birlikte tatile
gidelim gibi şeyler çocuk için de çok tehlikeli çocuk da şizofreniye dönüyor.

Bilimsel olarak ayrılık acısı gerçekten altı ay mı? Yıllar öncesinde kalmış bir
ilişkinin taraflarından birinin evlendiğini ya da sevgili olduğunu duyduğunda
da kişi de sinir bozukluğu olabiliyor ayrılık acısı bitmiyor mu? Bu sinir
bozukluğunun sebebi nedir?

Bu benim bıraktığımı bıraktılar gibi bir şey ‘ben beğenmemiştim, nasıl
beğendiler?’ gibi bir his olabilir ya da alışkanlıklarımızı da seviyoruz. Bir
yaşanmışlık varsa o yaşanmışlık içinde bir bağlılıkta söz konusu, bitirdiniz
ama bir sürü anı da var biriktirdiğiniz, o anılarla ilgili durumlar bir şekilde
hafızaya geri çağrılıyor ama daha sonra insan onu da aşabiliyor.

Terk edilen kişi hep orada kalsın, belki bir gün dönerim gibi bir düşünce de
buna sebep oluyor olabilir mi?

‘Ben bıraktım bak hala toparlanamadı, acı çekiyor’ gibi bir his de etken
olabilir ve bunlar çok doğaldır. İnsanın doğasında kıskançlık var, bu
kıskançlığın abartılmaması, hastalıklı bir hale dönüştürülmemesi gerekiyor.

Sen de dedem gibi ölecek misin, anneanne [Puan:0 | Katılımcı:0 (Hit:33)]
Küçük balığın öyküsü [Puan:0 | Katılımcı:0 (Hit:118)]
Ve insanoglu unuttu [Puan:0 | Katılımcı:0 (Hit:162)]
Dondurucu anket [Puan:0 | Katılımcı:0 (Hit:142)]
Süpriz Hayat [Puan:0 | Katılımcı:0 (Hit:128)]

ilginç itiraflar [Puan:0 | Katılımcı:0 (Hit:1295)]
Ataturk ve Misyoner Sidika Avar (Banu Avar'ın Annesi) [Puan:10 | Katılımcı:2 (Hit:1273)]
En Komik gelenekler [Puan:0 | Katılımcı:0 (Hit:1263)]
GüzeL SözLer .! [Puan:0 | Katılımcı:0 (Hit:657)]
Liderlik Sırları Bunlar Olsa Gerek [Puan:0 | Katılımcı:0 (Hit:567)]

Bu meatiyel için Henüz Yorum Yapılmamış, İlk yorumu siz Yapın!
isim Zorunlu Alan! 
Mail Zorunlu Alan! 
Yorumunuz Zorunlu Alan! 
Kalan Karekter.
Resim Onayı Zorunlu Alan! 

 
Yararlı Linkler
  • Malmıyımneyim
  • 50 Tl ye web sitesi
  •  
     
     
     
      AhmBay © 2008 | Render: 0.014 s. | iletisim