Domat.us , Domatesin yeni adı, Yeni tadı - Beta
AnaSayfa Flash Oyunlar SMS Fıkra Yemek Tarifleri MSN Araçları Canlı TV Yazılar Domates  
 
Kategoriler
 
 
 

 
 
 

AnaSayfa > Hikayeler > Türkiye´de vampir insanlar
Kategori: Hikayeler
Gönderen: Admin
Tarih: 2011-05-08
Puan: 0   Puan:0 | Katılımcı:0 | Katılımcı : 0
Okunma: 374
  
 
1 puan 2 puan 3 puan 4 puan 5 puan 6 puan 7 puan 8 puan 9 puan 10 puan

Türk folklorunda sık karşılaşılmasa da Batı’nın literatürlerine girmiş
kayıtlar mevcuttur (Vampir-cadı bağlantısı ve kriminoloji kayıtlarına
girmiş olan 1970’li yıllarda Cihangir vampiri gibi olaylar da
yaşanmıştır)


1884’te Budapeşte Üniversitesi öğretim üyelerinden ve şarkiyat akademisinin
kurucusu Profesör Arminius Vambery, özyaşamsal kitabı “Arminius Vambery : Yaşamı ve Maceraları”nda Türkler'deki bazı vampir inanışlarına da
değinmektedir. Macar dilinin köklerini araştırmak amacı ile Orta Asya’ya kadar derviş kılığında yolculuk eden Vambery’e göre: “ Osmanlılar’da
yaygın bir inanışa göre vampirler ağaç kovuklarında gizlenirler ve
oralarda avlanırlarmış. Ele geçirilen vampirler kelleleri kesildikten
sonra bir çuvala konup denize atılırmış.”

“Cadılar hortlayan ölülerdir” diye açıklar Prof. Pertev Naili Boratav ve ekler
“Çokluk kadınların cadı olduğuna inanılır , ama erkeklerden de
cadılaşanların bulunduğuna kanıt belgeler vardır. Türk geleneğindeki
cadı aşağı yukarı Batı inanışlarındaki vampiri karşılar . Cadılar
mezardaki taze ölüleri çıkartıp ciğerlerini yerlermiş. Bir Rumeli
anlatmasından öğrendiğimize göre eskiden cadıları zararsız hale sokan
uzman cadıcılar olurmuş.”

Borotav’ın vurguladığı cadı vampir ilişkisini ve cadıcıları kanıtlayan ilginç bir
belgeyi Mehmet Seyda sunmaktadır: Aşağıdaki yazı 1833 yılında Tırnova
kadısı Ahmet Şükrü Efendi tarafından hükümet merkezine gönderilmiş ve
Takvim-i Vekayi gazetesinin 69. sayısında yayınlanmıştır:

“Tırnovada cadılar türedi . Gün battıktan sonra evlere dadanmaya başladı. Zahireye dair un, yağ, bal gibi şeyleri birbirine katar ve bazen içlerine toprak karıştırır. Yüklüklerde bulduğu yastık, yorgan, şilte ve bohçaları
didikler, açar, dağıtır insanların üzerine taş, toprak, çanak ve çömlek
atar, hiç kimse bir şey göremez. Birkaç kadın ve erkeğin üzerine
saldırmış. Bunlar çağırıldı, soruldu: “Üzerimize sanki manda çökmüş
sandık“ dediler. Bu yüzden mahalle halkı evlerini başka yana
taşımışlardır. Kasaba halkı bunların cadı denilen habis ruhların eseri
olduğunda ittifak etti. İslimye kasabasında cadıcılık ile tanınmış
Nikola adındaki adam getirildi ve kendisiyle 800 kuruşa pazarlık edildi. Bu adamın elinde resimli bir tahta vardı. Mezarlığa gider, tahtayı
parmağının üzerinde çevirir resim hangi mezara bakarsa cadı o mezardaki
habis ruh imiş. Büyük bir kalabalıkla mezarlığa gidildi. Resimli tahtayı parmağında çevirmeye başlayınca resim sağlıklarında yeniçeri ocağının
kanlı zorbalarından Tekinoğlu Ali Alemdar ile Apti Alemdar denilen iki
şakinin mezarına karşı durdu. Mezarlar açıldı. Cesetler yarım misli
büyümüş, kılları ve tırnakları da üçer dörder uzamış bulundu. Gözlerini
kan bürümüş, gayet korkunç idi. Mezarlıktaki bütün kalabalık bunu gördü. Bu adamlar sağlıklarında her türlü pis çirkin işi yapmış, ırza, namusa, mala saldırmış, adam öldürmüş Yeniçeri ocakları kaldırıldığı zaman her
nasılsa yaşlarına bakılarak cellada verilmemiş ecelleri ile ölmüş
kişilerdi. Sağlıklarında yaptıkları yetmezmiş gibi şimdi de halka habis
ruh olarak tebelleş olmuşlardı. Cadıcı Nikola’nın tanımına göre , bu
gibi habis ruhları defetmek için cesetlerin göbeğine birer ağaç kazık
çakılır ve yürekleri kaynar su ile haşlanırmış. Ali Alemdar ile Apti
Alemdar’ın cesetleri mezardan çıkarıldı. Göbeklerine birer ağaç kazık
çakıldı ve yürekleri bir kazan kaynar su ile haşlandı. Fakat hiç tesir
etmedi. Cadıcı “bu cesetleri yakmak gerek” dedi. Bu hususda şer’an da
izin verildi ve iki yeniçerinin mezardan çıkarılan cesetleri mezarlıkta
yakıldı. Çok şükür kasabamız da cadı şerrinden kurtuldu”

Tırnova kadısının naklettiği olay türün literatürüne uygun bir vampir olayıdır. Arada küçük farkları olsa da klasik cadıcılık yöntemlerini
izlemektedir. Örneğin kazık göbeğe değilde kalbin hizasına çakılır
yürekleri kaynatmak kadar cesetlerin kellelerini uçurmak da geleneğe
göre etkin bir çaredir. Bu tür asılsız söylentilerin halkı disiplinsiz
yeniçerilere karşı harekete geçirmek için ortaya atıldığı sanılmaktadır.

alıntıdır

Bir zamanlar uzaklarda bir ülkede çok yakışıklı bir prens yaşarmışBir zamanlar uzaklarda bir ülkede çok yakışıklı bir prens yaşarmış.... [Puan:0 | Katılımcı:0 (Hit:173)]
Eski zamanlardan kalma bir hikaye [Puan:0 | Katılımcı:0 (Hit:258)]
Mango agacıgın hikayesi [Puan:0 | Katılımcı:0 (Hit:262)]
Georg Bernhard Shaw [Puan:0 | Katılımcı:0 (Hit:281)]
Özel bir aşk mitosu mis kokulu saçlar [Puan:0 | Katılımcı:0 (Hit:383)]

Ask..(Sıcak Bir Hikaye) [Puan:10 | Katılımcı:3 (Hit:10415)]
Ders Veren Hikayeler(Fabllar) [Puan:7 | Katılımcı:6 (Hit:2713)]
Binbir gece masalları [Puan:0 | Katılımcı:0 (Hit:1541)]
Anlam Dolu, Ders Veren 3 Hikaye(Çok Guzel) [Puan:0 | Katılımcı:0 (Hit:1249)]
Ders Veren Anektod [Puan:0 | Katılımcı:0 (Hit:1215)]

Bu meatiyel için Henüz Yorum Yapılmamış, İlk yorumu siz Yapın!
isim Zorunlu Alan! 
Mail Zorunlu Alan! 
Yorumunuz Zorunlu Alan! 
Kalan Karekter.
Resim Onayı Zorunlu Alan! 

 
Yararlı Linkler
  • Malmıyımneyim
  • 50 Tl ye web sitesi
  •  
     
     
     
      AhmBay © 2008 | Render: 0.015 s. | iletisim