|
| Gerçek ustalık - Hikayeler Haberler, Yazılar, Fıkralar |
| AnaSayfa > Hikayeler > Gerçek ustalık | |
| | Kategori | : Hikayeler | | Gönderen | : Admin | | Tarih | : 2011-05-21 | | Puan | : 0 | Katılımcı : 0 | | Okunma | : 382 | | | | | |
| | Gerçek Ustalık
Genç bir adam, değerli taşlara ilgi duyarmış ve mücevher ustası olmaya karar vermiş.
"Bu mesleği yapacaksam, iyi bir mücevher ustası olmalıyım" diye düşünmüş ve ülkedeki en iyi mücevher ustasını aramaya başlamış.
Sonunda bulmuş, yanına varmış, bir süre bekledikten sonra usta
tarafından kabul edilmiş. "Anlat, dinliyorum" demiş usta.
Genç adam anlatmaya başlamış; taşlara ilgi duyduğunu ve iyi bir mücevher ustası olmaya karar verdiğini heyecanla anlatmış.
Yaşlı usta sesini çıkarmadan genç adamı dinlemiş, sözleri bitince de ona bir taş uzatmış, "Bu bir yeşim taşıdır" dedikten sonra genç adamın avucuna taşı bırakmış ve avucunu kapatmış.
"Avucunu aynen böyle kapalı tut ve bir yıl boyunca hiç açma. Bir yıl sonra tekrar gel. Haydi şimdi güle güle" demiş ve şaşkın genç adamı öylece bırakıp kalkmış, odadan çıkmış.
Genç
adam evine dönmüş, kendisini merakla bekleyen annesiyle babasına neler
olduğunu anlatmış. Anlattıkça da kendisine çok anlamsız gelen bu
hareketi ve soğuk konuşması nedeniyle kızdığı ustaya olan öfkesi
artıyormuş. Günler geçmeye başlamış. Genç adam sürekli söyleniyor ama
avucunu hiç açmıyormuş.
"Nasıl böyle budalaca bir şey yapmamı ister. Bir de ülkenin en iyi mücevher
ustası olacak. Bu saçmalığa bir yıl boyunca nasıl katlanacağım, böyle
bir eziyetle nasıl yaşarım. Bu ne biçim ustalık. Ustalık kaprisi
yapacaksa, bari başından yapmasaydı." diye devamlı söyleniyor, her önüne gelene ustadan yakınıyor ama avucunu hiç açmıyormuş.
Avucu
kapalı uyuyor, bütün işlerini diğer eliyle yapıyormuş. Ve bu duruma da
giderek alışmaya, diğer elini çok rahat kullanmaya başlamış. Uyurken de
yanlışlıkla avucu açılıp taş düşmesin diye hep yarı uyanık uyuyormuş.
Böylece bir yıl geçmiş, her günü zorluklarla dolu, her gecesi de yarım uykuyla yaşanmış bir yılı tamamlamış.
Ve o gün gelmiş. Genç adam tam bir yıl sonra, büyük ustanın karşısına çıkmış. Usta bir süre beklettikten sonra yanına gelince, genç adam ne kadar
saçma bulursa bulsun, bu sınavı başarıyla tamamlamış olmanın verdiği
gururla elini uzatmış, avucunu açmış.
"İşte taşın" demiş, "Bir yıl boyunca avucumda taşıdım, şimdi ne yapacağım?" Yaşlı usta sakin bir sesle cevap vermiş: "Şimdi sana bir başka taş vereceğim, onu da aynı şekilde bir yıl boyunca avucunda taşıyacaksın."
Bu söz üzerine genç adam bütün sükunetini kaybetmiş, bağırıp çağırmaya başlamış.
Yaşlı ustayı bunaklıkla, delilikle suçlamış, mücevher ustalığını öğrenmek
için gelen genç bir insana böyle eziyet ettiği için, hasta olduğunu
bağıra çağıra söylemiş. Genç adam bağırıp çağırırken, yaşlı usta
ona hissettirmeden birtaşı avucuna sıkıştırmış. Öfkeden yüzü kıpkırmızı
genç adam, bir yandan bağırıp çağırırken avucundaki taşı hissetmiş.
Durmuş, taşı biraz daha sıkmış ve heyecanla konuşmuş:
"BU TAŞ, YEŞİM TAŞI DEĞİL USTA!
|
| Yorumlar | | Bu meatiyel için Henüz Yorum Yapılmamış, İlk yorumu siz Yapın! | | Yorum Ekle | |
|
|
|