Domat.us , Domatesin yeni adı, Yeni tadı - Beta
AnaSayfa Flash Oyunlar SMS Fıkra Yemek Tarifleri MSN Araçları Canlı TV Yazılar Domates  
 
Kategoriler
 
 
 

 
 
 

AnaSayfa > Hikayeler > Kendimi arıyorum gören varmı?
Kategori: Hikayeler
Gönderen: Admin
Tarih: 2011-05-23
Puan: 0   Puan:0 | Katılımcı:0 | Katılımcı : 0
Okunma: 196
  
 
1 puan 2 puan 3 puan 4 puan 5 puan 6 puan 7 puan 8 puan 9 puan 10 puan

Kendimi arıyorum gören varmı?

Mevlana Mesnevi’sinde bir hikaye anlatır:
Bir adam, dostunun kapısına gelip, kapısını çalar. İçeriden gelen ses:
-Kapıyı çalan da kim, diye sorar.
Adam:
-BEN’im, diye cevap verince, dostu:
-Git, şimdi zamanı değil, sonra gel der.
-Adam, kapıdan ayrılır ve bir yıl dostunun hasretiyle yanıp tutuşur. Bir
yılın sonunda dostunun kapısına tekrar gelir. Reddedilme korkusuyla
kapıyı çalar.
İçeriden gelen ses:

-Kim o, diye sorar. Adam:
-SEN’im, diye cevap verir.
Dost, adamı içeri davet eder:
-Mademki BEN’sin, içeri gir. Ev dar iki kişi sığmıyor, der.
Kaçımızın SEN’ im diyebileceği, ruhunu birleştirebileceği bir dostu var?
Kaçımız BEN’ini SEN yapmayı başarabildi? İşimiz hep BEN'lerle. Çok
sevdiğimizi söylediğimiz halde SEN’im diyemiyoruz sevdiğimize. Ya
sevgimizde bir problem var ya da BEN’imizde. Eğer sevdiğimizle SEN
olabilseydik, arada mesafeler olsa bile SEN'imiz hep yakın olurdu. Bu
yüzden “gözden ırak olan gönülden de ırak olur” sözü, SEN olamayan
BEN’ler için doğru olsa gerek. SEN olmayı başarabilseydik maddi
mesafelerin bir önemi olmaz, gözümüzden ıraklık, gönlümüzdeki ıraklığa
engel olurdu.
Biz BEN’likleri ne zaman aşarsak SEN’likler o kadar yanı başımızda
olacak. “Gerçek aşk” da bu olsa gerek. SEN-BEN değil, sevdiğimizle bir
olmak.

Hallac-ı Mansur, Allah'tan başka her şeyin batıl ve yalnız Allah'ın hak
olduğuna kesin kanaat getirince, “sen kimsin?” sorusuna muhatap
olduğunda "Ene'l-Hakk" (ben Hakk’ım) diye cevap vermiş ve bu cevap onun
idamına sebep olmuştu. BEN’ini SEN yapmanın ne demek olduğunu
bilmeyenler, kelime m=C3=A2n=C3=A2sı; "Ben Hakk'ım" demek olan "Enel-Hak" sözünün
hak=C3=AEki m=C3=A2n=C3=A2sının: "Ben yokum, Hakk var" demek olduğunu anlayamamışlar ve
bu Hakk aşığını idam etmişlerdi.

Bir rivayete göre Hallac-ı Mansur’u darağacına astıkları vakit İblis
yanına gelmiş ve "Bir sen “ENE (BEN)” dedin, bir de ben (Sen ene'l-Hakk
dedin, ben "ene hayrun minhu" [Ben ondan hayırlıyım] dedim). Nasıl
oluyor da Allah, bu yüzden senin üzerine rahmet, benim üzerime l=C3=A2net
yağdırıyor?" diye sormuş. Hall=C3=A2c-ı Mans=C3=BBr şu cev=C3=A2bı vermiş: “Sen "Ene" dedin, kendini ortaya koydun, ben "Ene" dedim, kendimi ortadan
kovdum. Benliği ortaya getirmenin kötü, benliği ortadan kaldırmanın ise
iyi olduğunu bilesin, diye bana rahmet, sana l=C3=A2net etti."

Ene'l-Hakk’ı bir başka şekilde ifade eden Yunus Emre de “Beni bende deme ben bende
değilem… Bir ben vardır bende benden içeru” demiştir.

Hakk’ı dost edinip BEN’ini unutanlar bu birkaç örnekle sınırlı değil.
Şimdi soralım BEN’imize, SEN’im diyebileceğimiz bir dostu bulmayı
başardık mı? Birinin SEN’im diyebileceği kadar dost olabildik mi?
Kalplerimiz çok genişti. İçini hep BEN’lerle doldurduk. Sanki BEN’ler
kalplerimizi daha da genişletti. Kalplerimiz genişledi genişlemesine ama
içinde o kadar çok BEN vardı ki SEN’lere yer kalmadı. Kalplerimizi
BEN’lerden SEN’lere açmayı başaramadık. Bunu başarmanın da tek yolu
vardı… BEN’i öldürmek. BEN’i öldürmek kolay kolay olacak bir şey
değildi. BEN’e SEN dedirtebilmek için BEN’in iyi bir terbiyeye ihtiyacı
vardı. BEN terbiye olmazsa SEN’i bulmak mümkün olmazdı. Bu terbiye de
sevgi ve aşk ile olurdu.

BEN’imizi terbiye etmek için uğraştık mı? Böyle bir amacımız oldu mu?..

Muhyiddin İhy=C3=A2 Efendi, “Rabbim, sen beni bana verdin,/ Ben de kendimi
sana veriyorum” diyor. Bizi, bize veren O’na BEN’imizi verebildik mi?
“Kendimi arıyorum, gören var mı?” diyecek kadar BEN’ini O’na veren ve
O’nunla SEN olabilen Erzurumlu İbrahim Hakkı, O’ndan gelen her şeye razı
olduğunu şu dizeleriyle bildiriyor:

Hoştur bana senden gelen,
Ya gonca gül, yahut diken
Ya hayattır yahut kefen,
N=C3=A2rın da hoş, nurun da hoş,
Kahrın da hoş, lütfun da hoş.
Gelse celalinden cefa
Yahut cemalinden vefa
İkisi de cana safa
N=C3=A2rın da hoş, nurun da hoş,
Kahrın da hoş lütfun da hoş”
Ne mutlu SEN’ini bulabilene…

Bir zamanlar uzaklarda bir ülkede çok yakışıklı bir prens yaşarmışBir zamanlar uzaklarda bir ülkede çok yakışıklı bir prens yaşarmış.... [Puan:0 | Katılımcı:0 (Hit:173)]
Eski zamanlardan kalma bir hikaye [Puan:0 | Katılımcı:0 (Hit:258)]
Mango agacıgın hikayesi [Puan:0 | Katılımcı:0 (Hit:262)]
Georg Bernhard Shaw [Puan:0 | Katılımcı:0 (Hit:281)]
Özel bir aşk mitosu mis kokulu saçlar [Puan:0 | Katılımcı:0 (Hit:383)]

Ask..(Sıcak Bir Hikaye) [Puan:10 | Katılımcı:3 (Hit:10415)]
Ders Veren Hikayeler(Fabllar) [Puan:7 | Katılımcı:6 (Hit:2713)]
Binbir gece masalları [Puan:0 | Katılımcı:0 (Hit:1541)]
Anlam Dolu, Ders Veren 3 Hikaye(Çok Guzel) [Puan:0 | Katılımcı:0 (Hit:1249)]
Ders Veren Anektod [Puan:0 | Katılımcı:0 (Hit:1215)]

Bu meatiyel için Henüz Yorum Yapılmamış, İlk yorumu siz Yapın!
isim Zorunlu Alan! 
Mail Zorunlu Alan! 
Yorumunuz Zorunlu Alan! 
Kalan Karekter.
Resim Onayı Zorunlu Alan! 

 
Yararlı Linkler
  • Malmıyımneyim
  • 50 Tl ye web sitesi
  •  
     
     
     
      AhmBay © 2008 | Render: 0.485 s. | iletisim