Domat.us , Domatesin yeni adı, Yeni tadı - Beta
AnaSayfa Flash Oyunlar SMS Fıkra Yemek Tarifleri MSN Araçları Canlı TV Yazılar Domates  
 
Kategoriler
 
 
 

 
 
 

AnaSayfa > Gereksiz Bilgiler Ansiklopedisi > Tarihin En Seytani On Kadini
Kategori: Gereksiz Bilgiler Ansiklopedisi
Gönderen: Admin
Tarih: 2011-08-06
Puan: 0   Puan:0 | Katılımcı:0 | Katılımcı : 0
Okunma: 226
  
 
1 puan 2 puan 3 puan 4 puan 5 puan 6 puan 7 puan 8 puan 9 puan 10 puan

En Ünlü 10 Bayan Katil

Elizabeth Bathory
Doğum: 1560, Ölüm: 1614

Elizabeth Bathory Macar bir kontesti. Hayatının büyük bölümünü Slovakya'daki
Csejte şatosunda geçirmişti. O, "Kanlı leydi" diye anılıyordu. Kontes
Bathory, dünyanın en tanınan kadın katiliydi. Suç ortağı olduğu iddia
edilen dört kişiyle birlikte düzinelerce genç kızı ve kadını işkence
ederek öldürmüştü. Bathory'nin ilk kurbanları şatoda hizmetçi olarak
çalışmaya gelen köylü kızlardı. Daha sonra, saray hayatını öğrenmek için kendisine gönderilen üst sınıf ailelerin kızlarını da öldürmeye
başladı. Pek çok kişiyi de kaçırtıp öldürmüştü.

Bathory
kurbanlarını uzun bir süre boyunca acımasızca dövüyor ve onlar ölene
kadar karşılarına geçip izliyordu. Ellerini, yüzlerini ve cinsel
organlarını yakıyor veya sakatlıyordu. Kollarını ısırarak etlerini
koparıp açlığa terk ediyordu. ‹ğnelerle işkence yaptığı, kışın kızlar
donana kadar üzerlerine soğuk su döktürdüğü, kızları dikenli kafeslere
hapsettiği, makasla parmaklarını kestiği de söylentiler arasındaydı.
Kontes 1585 ile 1610 yılları arasında en az 650 kadını işkenceden
geçirip öldürmüştü. Bathory kurbanların kanlarıyla yıkanmak gibi sapık
bir zevke de sahipti. Bu şekilde sonsuza kadar genç kalacağına inanıyor
ve bakire kızların kanlarını da içiyordu.

1610'da dedikoduları
duyan Kral Matthias, Bathory'yi sorgulamaları için adamlarını gönderdi.
Bu adamlar biri öldürüldü. Diğeri de kaçıp canını kurtardığında şatoda
ölmekte olan iki kız ve odalara kilitlenmiş sayısız yaralı kız gördüğünü anlatmıştı. Bathory 1611'de kendi kalesine hapsedildi. Asil kanından
dolayı mahkemeye çıkarılıp yargılanmadı. Şatosunun etrafı tuğlalarla
kapatılmıştı. Yemek verilmesi için küçük bir deliği olan bir odaya
hapsedildi ve üç yıl sonra açlıktan öldü.


Irma Grese
Doğum: 1923, Ölüm: 1945

Irma Grese Ravensbrück, Auschwitz ve Bergen toplama kamplarında çalışmıştı.
Kötü ve sapkın davranışlarıyla Grese, Nazi savaş suçlularının en
bilinenlerindendi. Mart 1943'te kadın nöbetçi olarak Auschwitz'e adım
attığında kamptaki en yüksek mertebeli ikinci kadın görevliydi. 30 bin
Yahudi mahkumdan sorumluydu.

1945'te İngilizler tarafından tutuklandığında aleyhindeki suçlamalar kamptaki
esirlere silahla vurarak ve kırbaçla döverek işkence etmek üzerineydi.
Hayatta kalanlar Grese'nin Auschwitz'teki suçlarını, cinayetlerini,
gaddarlığını ve cinsel istismarlarını ayrıntılı olarak anlattılar.
Sadist eylemlerini, esirleri nasıl dövdüğünü, eğitimli ve aç bırakılmış
köpekleri insanların üzerine saldığını ve gaz odasına gidecek olanları
nasıl seçtiğini ayrıntılarıyla tanıklıklarında belirttiler. Grese'nin
her zaman çok büyük asker botları giyip, elinde bir kırbaç ve silah
taşıdığı anlatıldı. Esirlere hem fiziksel hem psikolojik yönden işkence
eden ve ucunda sivri demirler bulunan kırbacıyla döven Grese, birçok
mahkumu da soğukkanlılıkla öldürmüştü.

Binlerce insanın gaz odalarına gönderilmesinden sorumlu tutulan ve güzelliğinden dolayı "Ölüm meleği" diye anılan Nazi kasabı, toplama kampları
davasında beraber yargılandığı 11 kişiyle 13 Aralık 1945'te asıldı.
İngiliz kanununda yargıç kararıyla öldürülen en genç kadındı. Grese'nin
ölmeden önce celladına söylediği tek söz ise "Çabuk!" oldu.


Ilse Koch
Doğum: 1906, Ölüm: 1967

Ilse Koch 1937-1941 yılları arasında Buchenwald'ın, 1941-1943 yılları
arasında da Majdanek toplama kampının amiri olan Karl Koch'un karısıydı. Özellikle dövmeli vücutlara düşkünlüğü ile tanınan Ilse öldürttüğü
esirlerin derilerindeki dövmeleri kesip biriktirmesiyle ünlüydü.
Kamplarda atıyla dolaşıp canının istediğini kamçıdan geçiriyordu.
Mahkumlara karşı sadist davranışları ve acımasızlığı nedeniyle
"Buchenwald cadısı" olarak da biliniyordu.

1937'de Buchenwald'da görevli olan kocasının sahip olduğu iktidardan
etkilenerek kampın esirlerine işkence etmeye başladı. 1940 yılında bir
spor tesisi kurdurdu. Bu tesisin 250 bin marktan fazla tutan masrafının
büyük bölümü mahkumların parasından alınmıştı. 1941'de kampta görev
yapan az sayıda kadın nöbetçinin şefi oldu. Ilse o kadar ileri gitmişti
ki Naziler tarafından bile fark edilip ağır para cezasına
çarptırılmıştı. Savaşın bitiminden sonra ise müebbet hapse mahkum
edildi. 135 kişinin ölümünden sorumlu tutulan Koch, 1 Eylül 1967'de
Aichach kadınlar hapishanesinde kendini astı.


Katherine Knight
Doğum: 1956

Katherine Knight ömür boyu hapis cezasına çarptırılan ilk Avustralyalıydı. Ekim
2001'de, ayrılmış olmalarına rağmen boşanma davası devam eden kocası
John Charles Thomas Price'ı öldürmekten tutuklandı. Knight bir mezbahada çalışıyordu. Kocası ise sık sık şiddete maruz kalıyordu. Kadın eski
kocalarından birinin çenesini kırmış, bir başkasının da gözlerinin
önünde sekiz haftalık yavru köpeğinin boğazını kesmişti.

29 Şubat 2000 günü Knight ve Price tartışmaya başladılar. Kadın boşanma
davasından dolayı çılgına dönmüştü. Kasap bıçağıyla kocasını öldürdü.
Otopside adamın vücudunda 37 bıçak izi tespit edildi. Yaraların çoğu çok derindi ve bıçak tüm hayati organlara saplanmıştı. Fakat dehşet daha
yeni başlıyordu.

Knight kocasını öldürdükten sonra derisini soymuş ve deriyi oturma
odalarındaki kapıya taktığı bir et çengeline asmıştı. Sonra adamın
cesedini parçalamış, kafasını bir tencereye koyup pişirmeye başlamış ve
kalçalarından aldığı eti fırına atmıştı. Yanına da hazırladığı
sebzelerle birlikte çocuklarına yedirmeye çalışmıştı. Çocuklar eve
gelmeden önce ise polis yetişip kadını tutukladı. Mahkemede kadının ilk
vahşet gösterisinin bu olmadığı ortaya çıktı. Knight'ın davası 2006'ya
kadar sürdü ve sonunda ölüm cezasına çarptırılarak hapishaneye yollandı.


Mary Ann Cotton
Doğum: 1832, Ölüm: 1873

Mary Ann Cotton 20 kadar kişiyi arsenikle zehirleyerek öldürmüş bir
İngilizdi. 20 yaşında William Mowbray'le evlendi ve Plymouth'a
taşındılar. Beş çocuklu çiftin çocuklarından dördü ateş ve mide
ağrısından öldü. William ve Mary Ann bu ölümlerden sonra ülkenin
kuzeydoğusuna döndüler ve üç çocuk daha yaptılar. Fakat bu çocuklar da
öldü. Koca ise Ocak 1865'te bağırsak rahatsızlığından hayatını kaybetti. Bu noktada Mary Ann hayat sigortasından 35 bin pound aldı. Bu olay,
daha sonra da sık sık tekrar edecekti.

Yaşayan bir çocuğu ve ikinci kocası George Ward da bağırsak rahatsızlığı
geçirip ölmüştü. Bir çocuğu daha ölünce, yerel gazeteler bu işin peşine
düştüler. Mary Ann'in kuzey İngiltere'nin her yerinde dönem dönem
yaşadığını, dört kocasının, bir sevgilisinin, bir arkadaşının, annesinin ve on iki çocuğunun öldüğünü ortaya çıkardılar. Bunların hepsi mide ve
bağırsak hastalıklarından ölmüştü. Kadın, 24 Mart 1873'te asılarak idam
edildi. Oldukça titiz bir kadın olduğu bilinen ve tarihe "Kara Dul"
lakabıyla geçen Mary Ann Cotton'a celladı acımamış, hemen ölmesi için
verilmesi gereken damlayı vermemişti. Cotton da bu sebeple ölmeden önce
bir hayli acı çekmişti.


Belle Gunness
Doğum: 1859, Ölüm: 1931

Belle Gunness Amerika'nın en azılı kadın seri katillerinden biri. 183 cm
boyunda ve 91 kilo ağırlığındaki Gunness iki kocasını ve kendi doğurduğu üç çocuğu öldürdü. Ayrıca kendisiyle evlenmek isteyen erkek
arkadaşlarını, Myrtle ve Lucy adındaki iki kız kardeşini de katletmişti. Gunness, ilk önce evlenmek için koca aradığına dair gazete ilanı
veriyordu. Daha sonra fazla şüphe çekmemek için bir süre bekleyen
Gunness, zamanı geldiğinde koca adayını büyükbaş hayvanlarda kullanılan
bir parazit ile zehirleyip gömüyor ve parasına konuyordu.
Son eşini ve çocuklarını öldürdükten sonra çiftlikte çıkan bir yangının
ardından yapılan araştırmada üç çocuk, bir adam ve kadın olduğu sanılan
iki kişinin yanı sıra ahırın altında gömülü olarak 11 erkeğin daha
kemikleri bulundu. Kadın olduğu sanılan kişilerin kafaları
bulunamamıştı. Katil ise ortadan kaybolmuştu. Gunness'in cinayet
işlemesinin esas nedeni para hırsıydı. Raporlara göre 10 yıl içinde
20'den fazla insanı öldürmüştü. Resmi olmayan iddialara göre ise
öldürdüğü insan sayısı 100'den fazla. Amerika'nın suç tarihinin
unutulmaz figürlerinden biri olan Gunness'e evli kadınları ve
çocuklarını öldüren Fransız seri katil Bluebeard'ın lakabından
esinlenilerek, "Dişi Blubeard" diye de anılıyor.


Beverly Allitt
Doğum: 1968

"Ölüm Meleği" lakaplı Beverly Gail Allitt, 1991 yılında pediatri hemşiresi
olarak çalıştığı çocuk yurdundaki dört çocuğu öldürüp beşini
yaralamaktan tutuklandı. O zamandan beri İngiltere'nin en kötü şöhretli
kadın seri katili olarak anılıyor. Kullandığı cinayet yöntemi çocuğa
insülin veya potasyum enjekte ederek kalp krizi geçirmesine neden
olmaktı. Bu maddeleri bulamadığında da çocuğu boğuyordu. Allitt, suçu
için mahkemeye çıkmadan önce, 58 günlük bir sürede çoğu iki yaşından
küçük 13 çocuğa saldırdı ve dördünü öldürmeyi başardı.

Cinayetleri neden işlediği hiçbir zaman tam açıklığa kavuşmadı. Bir teoriye göre
Munchausen Proxy Sendromu'ndan mustaripti. Bu tartışmalı kişilik
bozukluğunda kişi ilgi çekmek için sorumluluğu ve bakımı kendine ait
kişilere fiziksel zarar verme ihtiyacı duyuyordu. Beverly Allitt 2032'ye kadar Rampton Secure Hospital'da tutuklu olarak kalacak. Bu süre içinde toplum için tehlike oluşturacak bir davranışta bulunmazsa 64 yaşında
iyi halden serbest bırakılacak.


Kastilya Kraliçesi Isabella
Doğum: 1451, Ölüm: 1504

İspanya kraliçesi I. Isabella Kristof Kolomb'un hamisi olarak da biliniyor.
Onun talebi üzerine İspanyol engizisyonunda din temelli temizlik
politikası başlatılmıştı. 31 Mart 1492'de Yahudilerin ve Müslümanların
sınır dışı edilmesini öngören Elhamra Kararnamesi yürürlüğe girdi.
Yaklaşık 200 bin kişi İspanya'dan kovuldu. Kalanlar da din değiştirmeye
zorlandı. Fakat büyük bir bölümü Isabella'nın emriyle engizisyon
tarafından idam edilmişti.
1974'te Papa VI. Paul I. Isabella'nın kutsanmasını talep etti ve Isabella'nın
azize ilan edilmesini sağladı. Terör örgütü El Kaide'nin lideri Usame
Bin Ladin ise, İspanya'da yapılan bir saldırıdan sonra Kraliçe
Isabella'nın İspanya'daki Müslümanları öldürüşünü ve sürgüne
göndermesini unutmadıklarını ve bunun intikamını alacaklarını
söylemişti. Satrançta vezir olarak bilinen taşın İngilizce adı olan
"queen" de Isabella'yı simgeliyordu.


Myra Hindley
Doğum: 1942, Ölüm: 2002

"Çalı katilleri" olarak anılan Myra Hindley ve sevgilisi Ian Brady
‹ngiltere'nin en çok nefret edilen çifti. Myra Hindley normal bir
çocukluk geçirmişti ve kendini seven ve üzerine titreyen bir ailesi
vardı. 17 yaşında okulu bırakıp dans derslerine başladı.

İşte bu yıllarda içindeki canavar ruhu ortaya çıkaran Ian Brady ile tanıştı
ve birlikte yaşamaya başladılar. Ian, Myra'yı, Hitler tayfasından Rudolf Hess'in anısına "Hessie" diye çağırıyordu. Komşuları çiftin Alman
marşlarını ve Hitler'in nutuklarını dinlediğini söylüyordu. Ian ve Myra
silah talimi yapıyor, birbirlerinin çıplak fotoğraflarını çekiyor ve
ufak hırsızlıklar yapıyorlardı. Büyük bir banka soygunu yapma planları
zamanla mükemmel bir cinayet işleme arzusuna dönüşmüştü.

İlk kurbanları 1963 yılında öldürdükleri Pauline Reed oldu. Bundan sonra
sayısı tam olarak bilinmeyen cinayetleri devam etti. Kurbanlarını
genellikle Manchester'daki Saddleworth Moor bölgesindeki çalılıkların
bulunduğu alana gömüyorlardı. Myra Hindley bir süre sonra tutuklandı ve
valizindeki teyp kayıtları cinayet kanıtı olarak kabul edildi. 10
yaşındaki Lesley Ann Downey'i kaçırıp tecavüz eden, sonra pornografik
pozlar vermeye zorlayan ve ardından işkence ederek öldüren cani ikili
her şeyi kasede almıştı. Küçük çocuğun çığlıkları ve yakarışları mahkeme üyelerini bile gözyaşına boğmuştu. Fakat ikili konuşmadı ve
kurbanlarından birçoğunun cesedi bulunamadı.

1987 yılında Myra kayıp olduğu sanılan 16 yaşındaki Pauline Reed ve 12
yaşındaki Keith Bennett'i de öldürdüklerini itiraf etti ve polislere
cesetlerin bulunması için yardım önerdi. Pauline'in vücudundan kalanlar
bulundu. Keith Bennett'in cesedi ise kayıptı. 36 yıl cezaevinde
yattıktan sonra sonra 2002 yılında, 60 yaşındayken ölen Myra Hindley'ın
adı İngiltere'de halen nefretle anılıyor. Öyle ki Myra adı 1960'lı
yıllardan beri neredeyse hiç kullanılmıyor.


Kraliçe Mary
Doğum: 1516, Ölüm: 1558

VIII. Henry'nin ilk çocuğu, Tudor Hanedanı'nın Jane Grey'den sonra ve I.
Elizabeth'ten önce gelen hükümdarı olan Mary, İngiltere'nin dinini kısa
bir süreliğine Roma Katolikliğine geri döndürmesiyle ve idam
kararlarıyla hatırlanıyor.

Tarihe "Mary'nin zulmü" olarak geçen dönemde çok sayıda Protestan lider idam
edilmişti. Bu nedenle ismi "Bloody Mary" (Kanlı Mary) olarak da
biliniyor. Bu dönemde ülkenin ileri gelenlerinden 800 kadar zengin
Protestan sürgüne gitmeyi tercih edip ülkeyi terk etmişti. 1553 yılında
37 yaşındayken tahta geçen I. Mary beş yıl hüküm sürdükten sonra 1558
yılında kanserden öldü. Ölümünden sonra tahta geçen I. Elizabeth'le
İngiltere yeniden Protestanlığa


Çay kültürü [Puan:0 | Katılımcı:0 (Hit:100)]
Tanrı ve inanc kavramları [Puan:0 | Katılımcı:0 (Hit:181)]
EV EKONOMISI ICIN PRATİK BİLGİLER [Puan:0 | Katılımcı:0 (Hit:297)]
Turk Bayraginin Dğuş hikayesi [Puan:10 | Katılımcı:1 (Hit:259)]
Çocuklar hata yaparak ögrenir [Puan:0 | Katılımcı:0 (Hit:249)]

Bekaret Kemeri Ne işe Yarar [Puan:0 | Katılımcı:0 (Hit:1791)]
Unutulmaz Film Sözleri [Puan:0 | Katılımcı:0 (Hit:1598)]
Kadınlar üzerine söylenmiş sözler [Puan:3 | Katılımcı:1 (Hit:1064)]
En Unlu Hayalet Filmleri [Puan:0 | Katılımcı:0 (Hit:1005)]
Kısa Boylu Olmak:)) [Puan:0 | Katılımcı:0 (Hit:918)]

Bu meatiyel için Henüz Yorum Yapılmamış, İlk yorumu siz Yapın!
isim Zorunlu Alan! 
Mail Zorunlu Alan! 
Yorumunuz Zorunlu Alan! 
Kalan Karekter.
Resim Onayı Zorunlu Alan! 

 
Yararlı Linkler
  • Malmıyımneyim
  • 50 Tl ye web sitesi
  •  
     
     
     
      AhmBay © 2008 | Render: 0.014 s. | iletisim