|
| fıkralar - Fıkralar Haberler, Yazılar, Fıkralar |
| AnaSayfa > Fıkralar > fıkralar | |
| | Kategori | : Fıkralar | | Gönderen | : ahmet | | Tarih | : 2009-04-29 | | Puan | : 0 | Katılımcı : 0 | | Okunma | : 267 | | | | | |
| | Yakışıklı bir Amerikalı çiftci kasabaya inmiş. Bir kova, bir çekiç, iki tavuk ve bir de horoz satın almış. Çiftçinin bütün bunları taşımakta zorlandığını gören dükkan sahibi ona akıl vermiş:
- Çekici kovanın içine koy, kovayı bir elinde taşı. Tavukları koltuk altlarına sok ve horozu da öbür elinde taşı!
Çiftçi, adamın dediğini yapmış ve kamyonetine doğru yürümeye başlamış. Yakışıklı çiftçinin yolunu bir kadın kesip; "Affedersiniz, acaba Çılgın Boğa Çiftliği'ne nasıl gidebilirim? "
Çiftçi:
- Şansınız var, benim çiftliğim Çılgın Boğa'ya çok yakın. Atlayın kamyonete sizi götüreyim...!
Kadın:
- Peki ama, sizin beni şimdi bir duvara yaslayıp, öpmeyeceğinizi nereden bileyim?..
Çiftçi:
- Hanımefendi insaf, bir elimde içinde çekiç olan kova, koltuklarımın altında birer tavuk, öteki elimde bir horoz varken, ben sizi nasıl duvara yaslayıp öpebilirim?!. .
Kadın:
- Çok basit! Horozu yere koy, üstüne kovayı geçir, çekici de kovanın üstüne koy ki horoz kaçamasın...! Ben de tavukları tutarım.
Anne dışarıda alış-verişteydi.
İki buçuk yaşındaki bebeğe babası gözkulak oluyordu.
Aslında bu pek de zor bir şey değildi. Yavrucak halının üzerinde 'çay seti' oyuncağıyla oynarken baba da koltuğunda gazetesini okuyor, ara sıra da bebeğinin kendisine -çay seti oyuncağının minik plastik fincanlarıyla- ikram ettiği suları çay niyetine içerek oyuna iştirak ediyordu.
Derken anne eve geldi. Baba anneye sus işareti yapıp, bebeği izlemesini istedi. Bu çok şirin hareketini annenin de görmesini istiyordu.
Anne, bebeğin elinde çay fincanıyla salondan çıkıp, biraz sonra içi su dolu olarak babasına getirmesini ve babanın da onu çaymış gibi içmesini seyretti.
Sonra gayet sakin bir tavırla elindekilerle mutfağa geçerken eşine seslendi:
'Uzanabildiği tek su kaynağının klozet olduğunu biliyorsun, değil mi?'
Sonuç-1:
Anneler evlatlarını çok sever ve onlara dair her şeyi bilir.
Sonuç-2:
Babalar evlatlarına dair bir çok şeyi bilmez ama onları çok seveR.
Genç adam; İstanbul'dan Ankara'ya otobüs ile giderken, Bolu dağında verilen molada hemen tuvalete koşturdu. Korkunç sıkışmıştı. Şansına boş kabin bulup kendini oraya attı.
Tam oturmuştu ki yan kabinden bir ses "Merhaba" dedi.
Adam şaşkın şaşkın "Merhaba" diye cevap verdi.
Ses devam etti "Nasılsın...? "
İlk defa başına böyle bir şey geliyordu.
Yine şaşkın şaşkın cevap verdi "Sağ ol, iyiyim...... Sen nasılsın....?"
Ses sordu "Ne yapıyorsun... ? "
Bir an tereddüt geçirdi. Adam onun tuvalette olduğunu bildiği için mutlaka ne yaptığını da biliyordu.
Başka bir şey anlatmak istedi ve "Ben" dedi "İstanbul' dan gelip, Ankara' ya gidiyorum. Sen nereye gidiyorsun.. .?"
Adamın sonraki cümlesi bu muhabbeti sona erdirdi.
"Hayatım, telefonu kapatıyorum. Yandaki tuvalette bir gerizekalı var. Sana sorduğum sorulara cevap verip duruyor. Ben seni daha sonra ararım." hönk :))
Papa, ABD yi ziyarete gitmis, tezahuratlardan sonra bir sofor papayı almıs bir yolda gidiyorlar.
Sessiz ve agaclı yolda papa sofore demiski:
'Evladım, yıllar varki boyle sessiz bir yolda gitmedim, ve de yıllardır araba kullanmadım.
Su arabayı biraz surebilir miyim?
'Sofor, tabii papa hazretleri demis.
Papa yalnız oldugu duygusunu artırmak icin soforu arkaya bindirmis.
Ama bir sure sonra asırı hızlı gittigi icin polis onu durdurmus.
Polis tam ehliyet isteyecekken camdan bakıp, bir dakika efendim deyip biraz uzaklasmıs, merkezi aramıs.
'Alo merkez, bir araba 120 mille gittigi icin durdurdum ama icinde cok onemli biri var napayım?
''Kes cezayı'
'Bakın cok onemli biri diyorum'
'Ne yani vali falan mı?'
'Cok daha onemli'
'Bakan mı'
'Cok daha onemli'
'Oglum kim bu? Baskan falan mı?'
'Daha da onemli''
Sen kafayı mı yedin? Daha onemli kim var be'
'Valla, adamı tanımıyorum ama soforu Papa.'
Kaza yerinin etrafını önce polis kordonu sonra da büyük bir meraklı kalabalık çevirmişti.. Gazetesine, iyi bir kaza foto rafı yetiştirmek isteyen uyanık foto muhabiri çemberleri aşamayınca;
"Yol verin.. Yol verin.. Ben kaza kurbanının oğluyum" diye bağırmaya başladı.
Kenara çekilip yol verdiler.. Foto muhabiri yaklaştı.
Arabanın önünde bir eşek yatıyordu.:))
Adam geç saatte zil zurna sarhos eve geldi. Karisi uyuyordu. Tuvalet ihtiyacini giderdikten sonra karisinin yanina geldi ve kadini uyandirdi.
- Karicigim,
- Ne var ?
- Sen ne mükemmel bir kadinsin be, birtanesin.
- Ne oldu gene ?
- Ne olacak tuvaletimize o otomatik lambayi ne zaman taktirdin ? Harika olmus.
- Ne diyorsun sen ne lambasi ?
- Valla ne bileyim hayatim, tuvaletin kapisini açinca isik yaniyor kapatinca sönüyor.
Bu duyan kadin öfkeyle yerinden firladi :
- Allah belani versin pis sarhos yinemi buzdolabina isedin! :))
|
| Yorumlar | | Bu meatiyel için Henüz Yorum Yapılmamış, İlk yorumu siz Yapın! | | Yorum Ekle | |
|
|
|